KENDİN OLARAK DOĞMAK, KENDİN OLARAK KALMAK

KENDİN OLARAK DOĞMAK, KENDİN OLARAK KALMAK

KÖŞE YAZISI Kendin Olarak Doğmak, Kendin Olarak Kalmak / 11 Mart 2026

“Niteliksiz insan, orijinal olarak doğar; kopya olarak ölür”

İnsan bu dünyaya benzersiz bir ruhla gelir. Her birimizin kalbinde ayrı bir hikâye, ayrı bir yol, ayrı bir kader vardır. Fakat zaman ilerledikçe insan çoğu zaman kendisinden uzaklaşır.
Başkalarına benzemeye çalışırken, kendi hakikatini yavaş yavaş kaybetmeye başlar.

Toplumun beklentileri, insanların yargıları ve bitmeyen kıyaslar insanı fark etmeden bir yarışın içine sürükler.

Daha başarılı ol.
Daha görünür ol.
Daha parlak ol.

Oysa hayatın en büyük hakikatlerinden biri de şudur ki;
İnsan olmak, başkası olmak değildir.

Kendisi kalabilmektir.

Bu yüzden acele etmeye gerek yok.
Parıldamaya gerek yok.
Kendinden başkası olmaya hiç gerek yok.

Çünkü insanın değeri başkalarına benzediğinde değil, kendi fıtratını koruduğunda ortaya çıkar.

Bugünün insanı ise çoğu zaman geleceğin ihtimalleri içinde kaybolur. Olabilecekleri düşünür, henüz yaşanmamış şeylerin yükünü kalbinde taşır.

“Ya olmazsa?” diye kaygılanır.

“Ya yanlış yaparsam?” diye korkar.

Ve bu düşünceler insanın kalbini yorar.

Oysa insanın çoğu zaman unuttuğu bir gerçek vardır.
Biz plan yaparız, ama kader hükmünü verir.

Bazen bir kapı kapanır ve biz bunun bir kayıp olduğunu zannederiz.
Oysa belki de Rabbimiz bizi yanlış bir yoldan koruyordur.

Bazen bir şey gecikir ve biz bunu talihsizlik sayarız.
Oysa gecikme, çoğu zaman ilahi hikmetin bir parçasıdır.

Çünkü insan sınırlı bir akılla düşünür.
Ama Allah sonsuz bir hikmetle takdir eder.

Bu yüzden kalbini yorma.

Olabilecekleri düşünüp kendini tüketme.
Her şeyi kontrol etmeye çalışarak ruhunu ağırlaştırma.

Bazen insanın yapabileceği en doğru şey, teslim olmaktır.

Çünkü tevekkül, çaresizlik değildir.
Tevekkül, Allah’ın planına güvenmektir.

Ve çoğu zaman hayatın en doğru cümlesi şudur.

Rabbine bırak.

Çünkü O, senin görmediğini görür.
Senin bilmediğini bilir.
Ve senin için en hayırlı olanı takdir eder.

İnsan kendisi olarak doğduysa, kendisi olarak yaşamalı.

Başkalarının gölgesinde değil, kendi hakikatinin ışığında yürümeli.

Çünkü insanın en büyük başarısı başkası olmak değil,
kendi özüyle kalabilmektir.

Musa Özdemir / 11 Mart 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL