

KÖŞE YAZISI ♦ Elbisenin Değeri, İnsanın Değeri… / 13 Mart 2026
Tarihin bazı hikâyeleri vardır; üzerinden yüzyıllar geçse de insanlığın aynası olmaya devam eder.
Büyük bilge Sadi Şirazi’nin anlattığı ibretlik bir kıssa da işte böyle bir hikâyedir.
Bir gün Sadi Şirazi’nin yanına zengin ama kibirli bir adam gelir. Üzerindeki pahalı kıyafetlerin verdiği özgüvenle konuşur.
Ben çok zenginim. İnsanlar bana saygı gösteriyor.
Ama fakir insanlar neden bu kadar küçümseniyor, bunu anlamıyorum.
Sadi Şirazi cevap vermez. Önce eski, yırtık bir elbise çıkarır ve adamın önüne koyar.
Bu elbise ne kadar eder? diye sorar.
Adam küçümseyerek cevap verir.
Hiçbir şey etmez.
Sadi bu kez sandıktan değerli, işlemeli bir kaftan çıkarır.
Peki bu kaftan?
Adam hemen cevap verir.
Bu çok pahalıdır. Çok değerli bir elbise.
Sadi gülümser ve şu cümleyi söyler.
Demek ki insanlar bazen insanın kendisine değil, üzerindeki elbiseye değer veriyor.
Adam başını öne eğer. Çünkü gerçeği anlamıştır.
Sadi Şirazi sözünü şu hikmetli cümleyle tamamlar.
İnsanı değerli yapan serveti veya elbisesi değil, ahlâkıdır.
Aslında bu hikâye sadece geçmişe ait değildir.
Bugünün dünyasına da tutulmuş güçlü bir aynadır.
Günümüzde insanlar çoğu zaman karakterleriyle değil; sahip olduklarıyla ölçülüyor.
Bir insanın hangi arabaya bindiği, hangi makamda oturduğu, hangi markayı giydiği; ne yazık ki çoğu zaman onun ahlâkından daha fazla konuşuluyor.
Sosyal medyada gördüğümüz parıltılı hayatlar bunun en açık göstergesidir.
Lüks sofralar, pahalı saatler, gösterişli arabalar,
Bunlar alkış topluyor.
Ama merhamet, dürüstlük, vicdan ve karakter çoğu zaman sessiz kalıyor.
Oysa bir toplumun gerçek gücü servetinde değil, ahlâkında gizlidir.
Makam insanı büyütmez.
Servet insanı yüceltmez.
Kıyafet insanı değerli kılmaz.
İnsanı büyüten şey; sözünün ağırlığı, karakterinin sağlamlığı ve vicdanının temizliğidir.
Bugün dünyanın yaşadığı pek çok kriz aslında bu gerçeğin unutulmasından doğuyor. Servet büyürken karakter küçülüyorsa, toplumlar zenginleşse bile huzur bulamaz.
Çünkü pahalı elbiseler insanı saygın yapmaz; sadece dikkat çeker. Ama ahlâk insanı saygın yapar; hem de kalıcı olarak.
İşte bu yüzden Sadi Şirazi’nin yüzyıllar önce söylediği söz bugün hâlâ insanlığa bir ders niteliğindedir.
İnsanı değerli yapan serveti değil, ahlâkıdır.
Gün gelir elbiseler eskir.
Servet el değiştirir.
Makamlar değişir.
Ama insanın üzerinde eskimeyen tek elbise vardır.
Karakteri.
–♦—♦—♦–
Musa Özdemir / 13 Mart 2026


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)