YETKİNİN SINIRI, İNSANIN SINAVI…

YETKİNİN SINIRI, İNSANIN SINAVI…

KÖŞE YAZISI Yetkinin Sınırı, İnsanın Sınavı… / 20 Mart 2026

Tarih, sadece geçmişin tozlu sayfalarında kalmış bir anlatı değildir.
Aksine, bugünü anlamanın ve yarını inşa etmenin en güçlü rehberidir.

Bazı fikirler vardır ki, yüzyıllar geçse de güncelliğini kaybetmez.
Çünkü insan değişse de, güç karşısındaki zaafları değişmez.
İşte bu yüzden, İbn-i Haldun’un yaklaşık 650 yıl önce kaleme aldığı Mukaddime, sadece bir eser değil, insanın, toplumun ve iktidarın anatomisini ortaya koyan bir başyapıttır.

Onun şu tespiti ise, zamanın ötesinden gelen bir uyarı niteliğindedir.

“Devlette tek adama yetki verirsen;
Önce kibir sahibi olur,
Sonra etrafına tahakküm kurar,
Sonra despotlaşır,
Her şeyi ben bilirim der,
Ve sonunda kendini ilah zanneder.”

Bu cümleler, sadece bir düşünürün görüşü değil,
tarihin defalarca doğruladığı bir hakikattir.

Çünkü mesele yalnızca yetki vermek değildir.
Asıl mesele, o yetkinin insanda neyi büyüttüğüdür.

Güç,
Doğru ellerde adaletin teminatı olur.
Ama denetimsiz kaldığında, insanın içindeki en tehlikeli duyguları besler.

İnsan sınırlıdır.
Ama sınırsız yetki, o sınırları unutturur.
Zamanla kişi kendini denetlenmesi gereken biri değil, her şeyi denetleyen bir güç olarak görmeye başlar.

İşte kibir tam burada başlar.
Kibir, bağırarak gelmez.
Sessizce büyür, fark edilmeden kök salar.

Önce ben de varım der,
Sonra en iyisi benim olur
Ve nihayetinde benden başkası yok noktasına ulaşır.
Bu noktadan sonra akıl geri çekilir,
ego konuşmaya başlar.
Tahakküm böyle doğar.
Etrafındaki insanlar birer yol arkadaşı olmaktan çıkar,
birer onay makamına dönüşür.

Eleştiri sustuğunda,
hakikat de susar.
Ve işte o an,
Despotluk başlar.

Oysa tarih bize her seferinde aynı dersi vermiştir.

Denetlenmeyen güç yozlaşır.
Paylaşılmayan yetki çürür.
İbn-i Haldun’un asırlar öncesinden yaptığı bu uyarı, aslında bir sistem çağrısıdır.
Şahıslara değil, ilkelere bağlı bir düzen…
Keyfiyete değil, kurallara dayanan bir yapı,

Çünkü insan değişir.
Ama adalet değişmemelidir.
Bugün de yarın da unutulmaması gereken gerçek şudur.

Güç paylaşıldıkça meşruiyet kazanır,
tek elde toplandıkça anlamını yitirir.
Ve hiç kimse,
kendini ilah zannedecek kadar büyük değildir.

Ama tarih,
kendini öyle zannedenlerin nasıl küçüldüğünü yazmaya devam etmektedir.

Musa Özdemir / 20 Mart 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL