KİMSESİZLİKTEN MİRAS KALAN İNSANLIK

KİMSESİZLİKTEN MİRAS KALAN İNSANLIK

KÖŞE YAZISI ¦ KİMSESİZLİKTEN MİRAS KALAN İNSANLIK / 03 Nisan 2026

Bazen bir insan, hayattayken görünmez olur.
Ne bir kapısı çalınır, ne bir hâli hatırı sorulur.
Ama giderken öyle bir iz bırakır ki, suskun bir hayatın içinden koca bir hakikat yükselir.

Amasya’da hayatını kaybeden 70 yaşındaki Yaşar Uzun, amcamız
Adı belki kimsenin gündeminde değildi.
Bir dost meclisinde anılmadı, bir kalabalığın içinde fark edilmedi.
Ama ardında bıraktığı o küçük not, koca bir insanlığın aynası oldu.

“Şu dünyada hiç kimsem yoktur…” diye başlıyor cümle.
Aslında bu söz, sadece bir yalnızlığın değil,
toplum olarak birbirimize ne kadar uzaklaştığımızın da itirafıdır.
Hiç kimsem yoktur.

Bu cümle bir insanın diline nasıl düşer?

Kaç kapıdan geri çevrilince, kaç selam cevapsız kalınca,
kaç kez “ben de varım” demek isteyip diyemeyince
Ama asıl mesele burada başlıyor.

Çünkü o yalnızlık, bir siteme değil, bir iyiliğe dönüşüyor.
“Üzerimdeki parayı cenaze masrafı için kullanın.”
Ve ardından gelen o büyük cümle;
“Evimi ve bankadaki paramı Mehmetçik Vakfı’na bağışladım.”

İşte burada durmak gerekiyor.
Çünkü bu söz, sadece bir vasiyet değil;
bir insanın hayata karşı duruşudur.

Kimsesizdi belki,
Ama kalbi kimsesiz değildi.
Birçok insan, hayatı boyunca benim diyerek biriktirir.
Ama giderken ardında sadece eşyalar bırakır.
Yaşar Uzun ise “benim” demedi,
Milletimindir dedi.
Ve aslında en büyük zenginliğin, paylaşabilmek olduğunu gösterdi.

Ne acıdır ki;
Bir insanın yokluğu, çoğu zaman varlığından daha çok konuşuluyor.
Yaşarken fark edilmeyenler, öldükten sonra vicdanlara dokunuyor.

Belki de asıl soru şudur?
Biz, hayattayken birbirimize neden yetemiyoruz?
Bir selam, bir hâl hatır, bir kapı aralığı,
Bunlar bu kadar zor mu oldu?
Yoksa kalabalıklar içinde yalnızlaşmayı mı öğrendik?

Yaşar Uzun amcamızın bıraktığı miras; bir ev, bir para değil.
Onun asıl mirası,
insanlığa bırakılmış sessiz ama çok güçlü bir çağrıdır.

Kimseye muhtaç olmadan da insan kalınabilir.
Ama kimseye dokunmadan insan olunamaz.

Bugün onun hikâyesiyle duygulanıyoruz.
Peki yarın, aynı hikâyenin kahramanı olmamak için ne yapacağız?

Belki de artık şunu hatırlamanın zamanı;
İnsan, biriktirdikleriyle değil,
paylaştıklarıyla yaşar.
Ve bazen en yalnız görünenler,
en büyük insanlığı gösterir.

Allah rahmet eylesin…
Mekânı cennet olsun.

¦¦¦

Musa Özdemir / 03 Nisan 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL