İKRARIN YOLU, HAKKIN MEYDANI..!

İKRARIN YOLU, HAKKIN MEYDANI..!

KÖŞE YAZISI ¦ İKRARIN YOLU, HAKKIN MEYDANI..! / 11 Nisan 2026

Yol erkânı, kuru sözle, boş iddiayla yürümez.
Bu yol, ikrarla yürünür.
İkrar; sadece bir söz değildir, bir ömürlük yük, bir duruş, bir imtihandır.

Dilin söylediğini kalbin tasdik etmesi, kalbin taşıdığını ise hayatınla ispat etmen gerekir.

Çünkü bu yol; görünenle değil, yaşananla ölçülür.

Ali’nin yolu haktır.
Hak, rüzgâra göre yön değiştirenlerin değil, fırtınada bile dimdik duranların yoludur.

Bu yol; güce yaslanmanın değil, adalete yaslanmanın yoludur.

Hakkı bilmek yetmez,
Hakkın yanında durabilmek gerekir.

Dar Mansur, dara durmanın sırrıdır.
Dara durmak; sadece bir duruş değil, bir yüzleşmedir.
İnsanın kendini kendine anlatmasıdır.
Nefsini sorguya çekmesi, hatasını kabul etmesi, eğrisini düzeltmesidir.
Orada kimse kimseyi kandıramaz.

Orada makam işlemez, güç işlemez, unvan işlemez.
Orada sadece hakikat konuşur.

Ve o hakikat, en çok insanın kendisine ağır gelir.

Post İmam Hüseyin ise mazlumun, hakkın ve teslimiyetin nurudur.

O nur, susmanın değil, haykırmanın nurudur.
Zalimin karşısında eğilmemenin,
hak için gerekirse her şeyden vazgeçmenin adıdır.

Kerbela bir tarih değildir sadece,
Kerbela, her çağda yeniden yaşanan bir imtihandır.

Kim zalimin yanında, kim mazlumun safında;
herkesin yerini belli eden bir aynadır.

Bu meydan er meydanıdır.
Burada eğri olan duramaz.
Yalanla gelen, hakikatin yükünü taşıyamaz.
Özü dara çekmeyen, kendini tartmayan,
bu yolun kapısından içeri giremez.

Çünkü bu yol;
önce kendini yenmeyi gerektirir.

Talip olan can,aşk ile gelir.
Ama o aşk, sözde kalırsa bir anlamı yoktur.

Aşk, sabırdır, edeftir, sadakattir.
Edep ile oturmak; haddini bilmektir.
Erkân ile yürümek,yolun kuralına riayet etmektir.

Kendi bildiğini değil, yolun bildiğini esas almaktır.
Bu yol, başıboşların yolu değildir.
Bu yol, nefsine esir olanların yolu hiç değildir.
Bu yol can ister.

Ama sadece bedeni değil,
Kibri, hırsı, bencilliği terk etmeyi ister.

Gerekirse canından geçmeyen,
ama nefsinden hiç vazgeçmeyen
bu sırrın kapısını aralayamaz.

Bugün bakıyoruz,
Yolun adı var ama ağırlığı yok.
Söz var ama ikrar yok.
Görüntü var ama hakikat yok.
İnsanlar yolun edebini değil, görüntüsünü taşıyor.

Oysa bu yol; görünmek için değil, olmak içindir.

Hak yolunda yürümek;
kalabalıkta görünmek değil,
yalnız kaldığında bile doğru kalabilmektir.

Çünkü asıl imtihan, kimsenin görmediği yerde başlar.

Ve unutulmamalıdır ki;

bu yolun sonunda makam yoktur,
şan yoktur, gösteriş yoktur.
Bu yolun sonunda sadece hak vardır.

Ve hakka ulaşan için, gerisi zaten yok hükmündedir.

Aşk ola yolun erenlerine,
Aşk ola ikrarında duran canlara…!

¦¦¦

Musa Özdemir / 11 Nisan 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL