

KÖŞE YAZISI ¦ ÜZGÜN OLMAK YETMEZ! / 18 Nisan 2026
Sayın Bakan Üzgünüz diyor…
Bu cümleyi artık ezberledik.
Her felaketin ardından, her ihmalin sonrasında, her kaybın üstüne aynı söz;
Çok üzgünüz…
Geçin bu safsatayı,
Buradan sormak lazım;
Sizin üzgün olmanız, sorumluluğunuzu ortadan mı kaldırıyor?
Üzgün olmak, toprağa verdiğimiz çocukları geri getiriyor mu?
O küçücük tabutlar, sizin pişmanlığınızla hafifliyor mu?
Tabii ki Hayır.
Çünkü bu mesele duygu meselesi değil.
Bu mesele sorumluluk meselesidir.
Devlet yönetmek, gözyaşı dökmek değil; o gözyaşını hiç döktürmemektir.
Ama siz, her defasında aynı yolu seçiyorsunuz.
Önlem almak yerine, sonuçlara üzülmeyi tercih ediyorsunuz.
Sonra çıkıp üzgünüz diyorsunuz.
Bu millet artık bu cümleyi duymak istemiyor.
Çünkü bu cümle, sorumluluğun üstünü örten bir alışkanlığa dönüştü.
Madem üzülüyorsunuz,
O halde cevap verin,
Neden önlem almadınız?
Neden uyarıları görmezden geldiniz?
Neden harekete geçmek için çocukların ölmesini beklediniz?
Neden?
Bu soruların cevabı yok.
Çünkü ortada savunulacak bir gerçek yok.
Sadece ihmal var.
Sadece gecikme var.
Sadece sorumsuzluk var.
Ve sonra buna bir isim buluyorsunuz.
“Kader.”
Evet…
En tehlikeli kelime.
Çünkü bu kelime, tarih boyunca en çok zulmü gizlemek için kullanıldı.
İktidarlarını korumak isteyenler,
yaptıklarının hesabını vermek istemeyenler,
her zaman aynı bahaneye sığındı.
“Kader.”
Tarih bunun en karanlık örneklerinden birini yazdı.
Emeviler döneminde, iktidarı sürdürmek uğruna Peygamber Efendimizin torunu şehit edildi.
Ve ardından ne dendi?
“Bu onun kaderiydi…”
İşte o gün başlayan bu zihniyet, bugün hâlâ yaşıyor.
Zulüm yapılır.
Kader deniliyor.
İhmal edilir.
Kader denir.
Sorumluluk alınmaz,
Kader denir.
Hayır!
Kader, sizin hatalarınızı örtmek için kullanacağınız bir perde değildir.
Tevekkül, tedbirsizliğin adı değildir.
Tevekkül; görevini yapıp, sorumluluğunu yerine getirip sonra Allah’a teslim olmaktır.
Ama ortada alınmamış tedbirler,
görmezden gelinmiş uyarılar,
kapatılmış gözler varsa,
Orada kader yoktur.
Orada ihmal vardır.
Açık, net ve tartışmasız,
İhmal!
Bugün toprağa verdiğimiz her çocuk, sadece bir ailenin evladı değildir.
Bu ülkenin geleceğidir.
Ve o geleceği koruyamayanların,
çıkıp “üzgünüz” deme hakkı yoktur.
Çünkü bu artık bir acı değil,
bir düzen meselesidir.
Bir ihmaller zinciridir.
Bugün sorulması gereken tek soru şudur?
Bu çocuklar neden öldü?
Hangi sorumsuzluk bu sonu hazırladı?
Hangi ihmaller zinciri bu felaketi doğurdu?
Ve en önemlisi;
Kim bunun hesabını verecek?
Eğer bu soruların cevabı verilmezse,
yarın başka çocuklar ölecek.
Ve siz yine çıkıp diyeceksiniz:
“Çok üzgünüz…”
Ama biz artık o cümleyi kabul etmiyoruz.
Çünkü bu bir kader değil.
Bu, göz göre göre işlenmiş bir ihmal suçudur.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 18 Nisan 2026


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)