

KÖŞE YAZISI ¦ SÖZÜ DUYMAK DEĞİL, ANLAMAK MESELE… / 05 Mayıs 2026
Hayat bazen bir köy yolunda başlar,
Bir padişahın merakıyla,
bir genç kızın zekâsıyla
ve bir vezirin çaresizliğiyle devam eder.
Anlatılan kıssa, sadece bir hikâye değildir.
Bu, insanın anlama kapasitesine tutulmuş bir aynadır.
Padişah sorar,
Ama aslında sınayan odur.
Kız cevap verir,
Ama aslında anlatan değil, öğreten odur.
Azı çok etmeye gitti,
Bir çiftçinin emeği gizlidir bu sözde.
Toprağa bırakılan bir avuç tohumun,
binlerce başak olarak geri dönmesidir.
Biri iki etmeye gitti,
Hayatın devamıdır.
doğumun, çoğalmanın,
insanın var oluş hikâyesidir.
Ama asıl mesele,
bu sözleri duyanın ne anladığıdır.
Padişah duyar ve düşünür.
Vezir duyar ama geçer,
Çünkü düşünmek zahmet ister,
anlamak emek ister.
İşte bu yüzden herkes işitir,
ama herkes anlayamaz.
“Bacası eğri ama dumanı doğru tüter…”
Bu söz, bugün bile birçok insanın anlamakta zorlandığı bir hakikati anlatır.
İnsan kusursuz değildir.
Ama önemli olan, özünün doğru olmasıdır.
Nice düzgün görünen insanlar vardır ki
içten içe çürümüştür.
Nice kusurlu görünen insanlar vardır ki
özünde tertemizdir.
Görünüşe aldananlar,
hakikati ıskalar.
Ve en ince dokunuş…
“Kaz yollasam yolar mısın?”
Bu, sıradan bir soru değildir.
Bu, zekânın sınandığı bir noktadır.
Vezir, anlamadığı sözlerin peşine düşer,
Ama her cevabın bedelini öder.
Çünkü bilmediğini bilmeyen insan,
en kolay aldanandır.
Kızın son sözü ise ibretliktir.
“Asıl kaz sizsiniz…”
İşte burada perde tamamen aralanır.
Makâmın, unvanın, gücün
insanı akıllı yapmaya yetmediği ortaya çıkar.
Bugün de farklı değil,
Bilgi çağında yaşıyoruz ama
anlama kıtlığı çekiyoruz.
Her şey elimizin altında,
Ama hakikat gözümüzün önünde kayboluyor.
Çünkü insanlar artık dinlemek için değil,
cevap vermek için bekliyor.
Kimse karşısındakini gerçekten duymuyor.
Kimse sözün arkasındaki niyeti, manayı, derinliği aramıyor.
Oysa anlamak;
sadece kulakla değil,
akıl ve kalp ile mümkündür.
İnsanın en büyük yanılgısı,
duyduğunu anladığını zannetmesidir.
Halbuki anlamak;
sorgulamaktır,
düşünmektir,
sabretmektir.
Ve en önemlisi,
egoyu bir kenara bırakmaktır.
Çünkü kibirli insan öğrenemez.
Öğrenemeyen insan anlayamaz.
Anlayamayan insan ise
eninde sonunda yolunur.
Bugün herkes konuşuyor,
Ama az kişi gerçekten söylüyor.
Herkes duyuyor.
Ama çok azı gerçekten dinliyor.
Ve işte bu yüzden;
en basit sözler bile
en büyük hakikatleri içinde saklıyor.
Unutmayalım ki;
İşitmek bir kabiliyet,
dinlemek ise bir sanattır.
Bu sanatı öğrenemeyenler,
hayatı sadece seyretmekle yetinir.
Anlayanlar ise,
hayatı gerçekten yaşar.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 05 Mayıs 2026


YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)