Manşetten Düşenler Siyaset Yazarlar

Dikkat!.. Sadece Dikkat!..

Dikkat!.. Sadece Dikkat!..

KÖŞE YAZISI ¦ Dikkat!.. Sadece Dikkat!.. / 25 Mayıs 2026

Bir milleti ayakta tutan şey yalnızca sınırları değildir.
Bir devleti güçlü kılan da sadece ordusu, ekonomisi ya da sahip olduğu imkânlar değildir.
Asıl güç; o milletin evlatlarının yüreğinde taşıdığı vatan sevgisidir.

Bayrağa duyduğu sadakattir.
Toprağına hissettiği aidiyettir.
Eğer bir insanın içinde zerre miskal vatan sevgisi kalmamışsa, ne kadar uğraşırsanız uğraşın onu bu millete gönülden bağlayamazsınız.

Çünkü bazı insanlar vardır ki zamanla sadece vicdanlarını değil, bütün manevi melekelerini kaybederler.

Adeta ruhlarının dükkânı kepenk indirir.
O noktadan sonra artık göz görmez,
Kulak işitmez,
Ayak hakikate değil, başka istikametlere yürür,
Yürek ise vatan için çarpması gerekirken, güce, çıkara ve menfaate biat eder.

Ve işte tam da o zaman, milletlerin kaderini değiştiren o acı gerçek ortaya çıkar.

“İpin ucu puştun elindedir.”

Bu söz, sadece öfkeyle söylenmiş bir cümle değildir.
Bu söz, değerlerin ters yüz edildiği, samimiyetin yerini sahteciliğin aldığı dönemlerin özetidir.

Çünkü o saatten sonra omurgasızlık meziyet gibi sunulur.
Dik duranlar yalnızlaştırılır.
Rüzgârın yönüne göre saf değiştirenler ise akıllı zannedilir.

Oysa tarih bize başka bir hakikati öğretmiştir.

Vatan sevdalıları çoğu zaman darağaçlarında yalnız bırakılmıştır.

Fakat aradan onlarca yıl geçse bile, o mahzun ve mazlum insanlar milletin vicdanında yaşamaya devam eder.

Diğerleri ise,
Bakarsınız sizden gibidirler.
Kullandıkları dil yerli görünür.
Sloganları millidir.
Maneviyatı dillerinden düşürmezler.
Ama mesele söyledikleri değil, taşıdıkları niyettir.
Çünkü bu millet, tarih boyunca en büyük yaraları dışarıdan gelen düşmanlardan değil,içeride kendisine benzeyen ama kendisinden olmayanlardan almıştır.

Meşhur kıssadır,
Kurt yavrusuna hayatı öğretirken koyunları gösterir.

“Bak evlat, bunun eti lezzetlidir.”

Çobanı gösterdiğinde ise durur ve şöyle der.

“Buna dikkat etmelisin.”

Bir süre sonra yavru kurt köpeği görür ve şaşkınlıkla sorar?

“Baba..
Bu bize benziyor.”
Baba kurt, hayatın en ağır dersini verir.

“Biz ne çektiysek, bize benzeyip bizden olmayanlardan çektik evlat…”
İşte bütün mesele budur.

Çünkü ihanet her zaman düşmanın üniformasıyla gelmez.
Bazen aynı dili konuşur,
Aynı sloganları atar,
Aynı bayrağın altında görünür,
Ama fırsatını bulduğu anda yönünü başka yere çevirir.

Ve o gün geldiğinde bir kez daha anlarsınız ki;

Eğer ipin ucu yanlış ellerdeyse,
hakikat susturulur,
Onurlular yalnızlaştırılır.
Vatan sevdalıları ise bedel ödemeye mahkûm edilir.

Bu yüzden bugün en büyük ihtiyaç hamaset değil, ferasettir.
En büyük ihtiyaç kör bağlılık değil, basirettir.

Çünkü bir milleti ayakta tutan şey; kalabalıklar değil, hakikati görebilen vicdanlardır.
Dostlar…
Dikkat.
Sadece dikkat.

¦¦¦

Musa Özdemir / 25 Mayıs 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL