CÜNDİOĞLU KAFASI

CÜNDİOĞLU KAFASI

CÜNDİOĞLU KAFASI

Felse–Fiskos Dücane’m demişsin ki;
“Herşey değişir, dönüşür, gelişir”
Doğrudur valla!
Akıllı adamsın, vesselam!
Bir de yeşil çayın zamanında gelse keşke…
Vakti şerifin geleneksel olurdu
İstemezük(ken) ayran yayığını…

Eee tabii!
Kime soralım ki başka!..
Sana sormak lazım (h)elbet,
O kozmopolit eşcinsel imamın;
Yüz(ver)meyen firari saltanat kayığını…

Zaten Ulu(Us)‘un kafa kıyak!
Zeus bile sarhoş!..
Yani, nereedenn!.. bulacağız be mübarek,
Evren’in törellik, düztaban, ko(r)kusuz aylağını…
Veya sütun gibi inceden, pürüzsüz baldırını,
……………………………………((Va)veyla körkütük,
…………………………………………Ayakta dur(a)mayan tetik(cik) ayağını…

Evrimin hatasıymış?
Tanrı’dan cihetle hesap (Sana göre tabii)
Kadının doğum genişliği…
Amma sürmediğin yer kalmadı bee muhterem!
Din ile, felsefeyle, yeşil çayla karışık,
O devamlı kestiğin konvansiyonel badem bıyıklarını…

Çook! düşünüyorsun çok, biliyorum!
Aristo, Eflatun, Platon, Spinoza…
Çünkü Kuddüs‘den daha evla,
Zatı-âlinize göre bu filozof yığınları.

Bak Youtube’nin Aziz’i de oldun.
Takipçin de çoğaldı, maşallahhh!..
Fakatt! Daha açık örmelisin Dücane’m;
Şu antik Roma’nın hermenotik,
…………………………..termobotanik,
…………………………………münafukatolik,
…………………………………….Bi moka benzemeyen örümcek(sel) ağlarını…

Muhammet Halil PAZARLI (2023)

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL