Her Hesabın Bir Vakti Vardır

Her Hesabın Bir Vakti Vardır

KÖŞE YAZISI ¦ Her Hesabın Bir Vakti Vardır / 05 Ağustos 2026

Hayatın en büyük yanılgılarından biri, içinde bulunduğumuz anı sonsuz zannetmektir. Oysa ne makamlar kalıcıdır, ne güç, ne servet, ne de insanların bugün sergilediği tavırlar… Gün gelir rüzgâr yön değiştirir, perde kapanır ve zaman, herkesin gerçek yüzünü ortaya çıkarır.
En adil hakem odur; ne alkıştan etkilenir ne de korkudan geri durur.

İnsan, en ağır imtihanını çoğu zaman düşmanından değil; dost bildiklerinden görür. Vefa beklediği yerde sessizlikle karşılaşır, omuz omuza yürüdüğü insanların menfaat uğruna yön değiştirdiğine şahit olur.
İşte böylesi zamanlarda öfkeye değil, sabra tutunmak gerekir.
Sabır, pasif bir bekleyiş değil, hakikatin mutlaka yerini bulacağına duyulan sarsılmaz imandır.

Âşık Ali Kızıltuğ, ömrün içinden süzülen bu gerçeği birkaç mısraya sığdırmıştır.

“Acele etme gönül, sonunu bekle, Bakarsın bu devran ne yana döner.

Kızıltuğ’um vefa olur mu elden, İçme suyu olmaz bulanık selden.
Seni unutanlar hatırlar birden,
Bakarsın bu devran ne yana döner.”

Bu dizeler sadece bir şiir değildir. Hayatı anlamanın, insanı tanımanın ve zamana güvenmenin özlü bir ifadesidir.

Bulanık selden su içilmez. Hakikatin olmadığı yerde güven filizlenmez, menfaatin hüküm sürdüğü yerde ise dostluk uzun ömürlü olmaz. Bazen yalnız kalırsınız.
Fakat yanlış insanların arasında bulunmak, yalnızlıktan çok daha ağır bir yüktür. Duruş sahibi insan, kalabalıkların alkışına değil, vicdanının sesine kulak verir.

Bugün sizi unutanlar yarın hatırlayabilir. Bugün arkasını dönenler yarın aynı kapıyı çalabilir. Şartlar değişir, dengeler değişir, hesaplar değişir. Değişmeyen ise hakikatin er ya da geç bütün perdeleri aralayacağı gerçeğidir.

Tarih bunun sayısız örneğiyle doludur. Kibirle yükselenlerin nasıl sessizce yıkıldığına, vefayı menfaate değiştirenlerin nasıl unutulduğuna, kendisini vazgeçilmez sananların nasıl yalnızlaştığına defalarca şahitlik etmiştir. İnsanı ayakta tutan makamı değil, karakteridir. Gücü değil, ahlakıdır. Çevresi değil, vicdanıdır.

Bazen susmak söylenebilecek en güçlü sözdür. Bazen beklemek atılacak en doğru adımdır. Vakti gelmeden açan çiçek solar, vakti gelmeden verilen hükümler de çoğu zaman insanı yanıltır. Sabırla yürüyen, doğruluktan ayrılmayan ve vicdanını kaybetmeyen kimse, sonunda kaybeden değil kazanan olur.

Devran hiç kimse için aynı yönde dönmez.
Dün alkışlananlar bugün unutulabilir,dün yalnız bırakılanlar yarın başköşeye davet edilebilir.
Asıl mesele devran dönerken saf değiştirmek değil, hangi şartta olursa olsun ahlakını, vakarını ve karakterini muhafaza edebilmektir.

Bu yüzden ne bugünkü gücümüzle kibirlenelim ne de bugünkü sıkıntılarımızla umutsuzluğa kapılalım. Hayatın hükmünü tek bir güne bakarak vermeyelim. Zaman, en büyük muhasebecidir.
Hakikatin üzerindeki bütün perdeleri vakti geldiğinde tek tek kaldırır.

Ve bazen en büyük adaleti mahkemeler değil, zaman tecelli ettirir.

Acele etme gönül…
Sonunu bekle.
Bakarsın bu devran ne yana döner.

–¦—¦—¦–

Musa Özdemir / 05 Ağustos 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL