
KÖŞE YAZISI ¦ Ya Bir Yol Bulacağız… Ya Bir Yol Açacağız… / 08 Ağustos 2026
Bir milleti ayakta tutan şey, sadece güçlü ordular, büyük ekonomiler ya da yüksek binalar değildir. Asıl güç, zor zamanlarda aynı hedef etrafında kenetlenebilen insanların ortak iradesidir. Tarih bunun sayısız örneğiyle doludur.
Bugün ise öfkenin aklın önüne geçtiği, kutuplaşmanın derinleştiği, birbirini dinlemek yerine birbirini susturmaya çalışan bir anlayışın hâkim olduğu bir dönemin içinden geçiyoruz.
Oysa aynı toprağın insanlarını birbirine yabancılaştıran her söz, geleceğimizden koparılan bir tuğladır.
Kimsenin birbirini ötekileştirmeye, düşmanlaştırmaya veya düşürmeye ayıracak vakti kalmamıştır.
Çünkü kaybeden yalnızca bir kişi ya da bir siyasi anlayış olmayacaktır. Kaybeden, ortak geleceğimiz olacaktır.
Artık tercih yapma zamanı gelmiştir.
Ya bir yol bulacağız…
Sorunlarımızı konuşarak, ortak aklı ve sağduyuyu hâkim kılarak çözüm üreteceğiz.
Ya bir yol açacağız…
Cesaret gösterecek, ezberleri bozacak ve gelecek nesillere daha güçlü bir Türkiye bırakacağız.
Ya da yoldan çekileceğiz…
Şahsî hırslarımızı, makam sevdamızı ve küçük hesaplarımızı milletin menfaatinin önüne koymayacağız.
Çünkü hiçbir makam devletten, hiçbir siyaset milletten daha büyük değildir.
Fakat bunların hiçbirini yapamazsak, önümüzde acı bir gerçek kalacaktır:
Birlikte batacağız.
Aynı gemide yaşayanların birbirinin kamarasını delerek kurtulacağını sanması, tarihin en büyük yanılgılarından biridir.
Su yükseldiğinde kimsenin makamına, kimliğine, unvanına ya da dünya görüşüne bakmaz.
Cumhuriyet’i kuran irade, farklılıklarını çatışma sebebi değil, ortak hedefin zenginliği olarak gördü.
Bu ülke, ayrışarak değil; omuz omuza verilerek kuruldu. Bugün de ihtiyacımız olan şey, aynı ruhu yeniden hatırlamaktır.
Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir.
Hayata bakışımız farklı olabilir.
Fakat ay yıldızlı bayrağın altında yaşayan herkesin kaderi ortaktır.
İşte bu yüzden artık kavga dilini değil, çözüm dilini büyütmek zorundayız. Birbirimizi tüketerek değil, birbirimize güç vererek yol almak zorundayız.
Şimdi herkes, makamını, unvanını ve siyasi kimliğini bir kenara bırakıp vicdanına şu soruyu sormalıdır.
Ben bu ülkenin sorununu büyütenlerden miyim, yoksa çözümüne katkı sunanlardan mı?
Verilecek cevap, sadece bugünü değil; çocuklarımızın yaşayacağı yarınları da belirleyecektir.
Çünkü bu topraklar hepimizin ortak evidir.
Bu devlet hepimizin ortak emanetidir.
Ve bu emaneti korumanın yolu; kutuplaşmayı büyütmekten değil, birlik ve beraberliği güçlendirmekten geçmektedir.
Ya birlikte bir yol bulacağız…
Ya birlikte yeni bir yol açacağız…
Ya da tarih, milletin önüne engel olanları kendi hükmüyle yargılayacaktır.
Karar hepimizin…
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 08 Ağustos 2026
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)