Manşetten Düşenler Siyaset Yazarlar

TEDBİR BİZDEN, TAKDİR ALLAH’TAN

TEDBİR BİZDEN, TAKDİR ALLAH’TAN

KÖŞE YAZISI ¦ TEDBİR BİZDEN, TAKDİR ALLAH’TAN / 13 Ağustos 2026

“Anladım ki beyhûde imiş fazlaca tedbir eylemek,
Bir kulun kârı değildir takdiri tebdil eylemek.”

İnsan, hayatı boyunca hesap yapıyor…

Olacakları önceden kestirmeye, ihtimalleri kontrol etmeye, yarını bugünden güvence altına almaya çalışıyor.
Planlar kuruyor, tedbirler alıyor, bazen de her şeyi kendi iradesiyle değiştirebileceğini sanıyor.

Sonra hayat geliyor ve bütün hesapların üzerine tek bir çizgi çekiyor.

İşte insan tam da orada anlıyor.

Tedbir bizim vazifemizdir; takdir ise bizim hüküm alanımız değildir.

Tedbir almak elbette gereklidir.
Çalışmak, mücadele etmek, doğruyu aramak, sorumluluk üstlenmek insan olmanın gereğidir.
Ancak insanın yanılgısı, tedbir aldığı için neticeye de hükmedebileceğini düşünmesiyle başlar.

Oysa biz tohumu ekeriz, yağmuru yağdıramayız.

Kapıyı çalarız, açılmasını emredemeyiz.

Yola çıkarız, yolun karşımıza neler çıkaracağını bilemeyiz.

İnsan bazen çok istediği bir şey gerçekleşmediğinde üzülür.
Kapanan bir kapının önünde bekler, geciken bir işin ardından hayıflanır, kaybettiğini düşündüğü şeyin hesabını günlerce kendi içinde yapar.

Aradan zaman geçer…

Bir gün dönüp baktığında, “İyi ki olmamış” dediği nice şey görür.

O gün kayıp sandığının aslında korunmak, gecikme sandığının hazırlanmak, kapanan kapının ise başka bir yola yönlendirilmek olduğunu fark eder.

İnsan hesabını bugüne göre yapar,takdirin hikmeti ise bazen yıllar sonra anlaşılır.

İşte tevekkül burada başlar.

Tevekkül, hiçbir şey yapmadan kaderi beklemek değildir.
Elinden geleni yaptıktan sonra, elinden gelmeyeni Allah’a bırakabilecek gönül olgunluğudur.

Gayret edeceksin…

Tedbirini alacaksın…

Doğru bildiğin yolda yürüyeceksin…

Ama neticeyi zorlayarak kendini tüketmeyeceksin.

Zira her kapının anahtarı insanın elinde değildir.

Bazen olmaması, olmasından daha büyük bir hayırdır.
Bazen gecikmesi, erken gelmesinden daha kıymetlidir.
Bazen de kaybettiğimizi düşündüğümüz şey, bizi daha büyük bir kayıptan koruyan görünmez bir rahmettir.

Hayat insana zamanla çok önemli bir hakikati öğretiyor.

Her istediğimizin gerçekleşmesi hayır olmadığı gibi, her gerçekleşmeyen de şer değildir.

Bizim payımıza düşen, niyetimizi temiz tutmak, sorumluluğumuzu yerine getirmek, samimiyetle çalışmak ve tedbirimizi almaktır.

Takdir ise bizim göremediğimiz yarınları da kuşatan ilahi ölçüdür.

İnsan bunu kavradığında omuzlarındaki yük biraz hafifler.

“Niçin olmadı?” diye kendini tüketmek yerine, “Ben üzerime düşeni yaptım mı?” diye sorar.

Cevabı evetse, gerisini teslim eder.

Belki de huzurun en sade tarifi budur.

Tedbirini alacak kadar sorumlu, takdire teslim olacak kadar mütevekkil olmak…

Zira kul gayret eder, yol yürür, kapıyı çalar.

Fakat hangi kapının ne zaman açılacağını en iyi Allah bilir.

–¦—¦—¦–

Musa Özdemir / 13 Ağustos 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL