
KÖŞE YAZISI ¦ CEZA CAYDIRICI OLMALI, HAYATTAN VAZGEÇİRTMEMELİ / 14 Ağustos 2026
Trafikte kurallar tartışılmazdır.
Ehliyetsiz araç kullanılmaz.
Polis uygulamasından kaçılmaz.
Trafik güvenliğini tehlikeye atan davranışların da elbette bir yaptırımı olmalıdır.
Ancak bir meseleyi yalnızca “Kural ve Ceza” penceresinden değerlendirmek bazen geride kalan asıl gerçeği görmemize engel olabilir, İnsan hayatı.
Son dönemde özellikle motosiklet sürücülerine uygulanan ve ekonomik karşılığı oldukça ağır olabilen cezaların gençler üzerinde nasıl bir psikolojik etki oluşturduğu da konuşulmalıdır.
Bir genç, karşılaşacağı cezanın büyüklüğünü düşündüğü anda paniğe kapılıyor, uygulamadan kaçmaya çalışıyor ve birkaç saniyelik yanlış kararla hayatını tehlikeye atıyorsa burada sadece sürücünün hatasını değil, ortaya çıkan tablonun tamamını değerlendirmek gerekir.
Elbette bunun anlamı kuralsızlığa göz yummak değildir.
Tam tersine mesele, kurala uymayı sağlarken insanı daha büyük bir tehlikenin içine sürüklemeyecek bir denge kurabilmektir.
Cezanın amacı insanı çaresizliğe sürüklemek değil, yanlış davranıştan vazgeçirmektir.
Caydırıcılıkla ölçülülük arasındaki çizgi tam da burada önem kazanıyor.
Bir ailenin aylarca, belki yıllarca altından kalkamayacağı ekonomik yük ihtimali, özellikle genç ve tecrübesiz bir sürücünün birkaç saniye içerisinde sağlıklı düşünmesini engelleyebilir.
O birkaç saniyelik panik ise bazen telafisi mümkün olmayan sonuçlara dönüşebilir.
Mala gelen zarar telafi edilir.
Ceza ödenir.
Araç yeniden alınır.
Ama kaybedilen bir can geri getirilemez.
Polisimiz vatandaşın can ve mal güvenliği için gece gündüz görev yapıyor. Burada tartışılması gereken, görevini yapan güvenlik güçleri değil, mevzuatın, cezaların ve uygulama yöntemlerinin sahada doğurduğu sonuçlardır.
Devletin gücü yalnızca cezanın ağırlığında değil, adaletinde, ölçüsünde ve insanı yaşatma iradesinde görülür.
Bu nedenle yetkililerin özellikle genç motosiklet sürücülerinin karıştığı kaçma, takip ve kaza vakalarını ayrıntılı biçimde incelemesi gerektiğini düşünüyorum.
Kaç kişi cezadan korktuğu için kaçıyor?
Kaç kaza panik anında yaşanıyor?
Mevcut yaptırımlar gerçekten caydırıyor mu, yoksa bazı durumlarda daha tehlikeli davranışları mı tetikliyor?
Bunları sormak kuralsızlığı savunmak değildir.
Bir başka gencimizi kaybetmemek için doğruyu aramaktır.
Denetim olsun.
Kurallar uygulansın.
İhlalin karşılığı mutlaka olsun.
Ama bütün bunların merkezinde insan hayatı bulunsun.
Zira trafik güvenliğinin nihai amacı ceza yazmak değil, insanı sağ salim evine ulaştırmaktır.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 14 Ağustos 2026
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)