
KÖŞE YAZISI ¦ İNSANIN KENDİNE SÖYLEDİĞİ YALAN / 17 Ağustos 2026
Fyodor Dostoyevski, insanın kendisine söylediği yalanların zamanla nasıl büyük bir yıkıma dönüştüğünü şu çarpıcı sözlerle anlatmış.
Her şeyden önce kendine yalan söyleme.
Kendine yalan söyleyen ve kendi yalanını dinleyen insan, sonunda içindeki ve çevresindeki gerçeği ayırt edemez hâle gelir.
İnsanın başkalarını kandırması ahlaki bir çöküştür,fakat kendisini kandırması, hakikatle arasındaki bütün bağları koparan çok daha derin bir felakettir.
Çünkü insan, kendi yalanına inanmaya başladığı anda vicdanının sesini susturur.
Gerçeklerle yüzleşmek yerine mazeretler üretir, hatalarını kabul etmek yerine suçlayacak insanlar arar.
Zamanla neyin gerçek, neyin kurgu olduğunu ayırt edemez hale gelir.
Kendisine kurduğu sahte dünyanın içinde önce öz saygısını, ardından başkalarına duyduğu saygıyı kaybeder.
Saygının olmadığı yerde sevgi yaşayamaz.
Sevginin çekildiği boşluğu ise öfke, kibir, kin ve intikam doldurur.
İşte bu noktadan sonra insan, yaşadığı her olayı kendi oluşturduğu hikâyeye göre yorumlamaya başlar.
Söylenmemiş sözleri söylenmiş gibi kabul eder, yapılmamış hakaretleri zihninde üretir.
Küçük bir meseleyi büyütür, basit bir sözü çarpıtır ve kendisini sürekli mağdur gösterir.
Aslında ona kimse hakaret etmemiştir.
Fakat o, zihninde bir hakaret oluşturmuş, sonra bu kurguya inanmış ve kendi elleriyle meydana getirdiği kırgınlığın içine yerleşmiştir.
Bir süre sonra gücenmekten, mağdur görünmekten ve karşısındakini suçlamaktan garip bir haz duymaya başlar.
Mağduriyet, bazı insanlar için hatalarıyla yüzleşmekten kaçmanın en kolay yoludur.
Kendi yanlışlarını sorgulamak yerine herkesi suçlayan insan, zamanla kırgınlığını kine, kinini ise intikam duygusuna dönüştürür.
Böylece gerçekte hiç yaşanmamış bir olayın hesabını sormaya, kendi zihninde yazdığı bir senaryonun cezasını başkalarına ödetmeye kalkar.
Oysa hakikat değişmemiştir.
Değişen, insanın hakikati görme biçimidir.
İnsan kendisine dürüst olmayı başaramadığı sürece ne adil olabilir ne de huzura kavuşabilir.
Çünkü insanı asıl çürüten, başkasının ona söylediği yalan değil, kendi yalanını gerçek zannederek yaşamaya başlamasıdır.
Kendine yalan söyleyen insan, sonunda yalnızca gerçeği değil, vicdanını, sevgisini ve insanlığını da kaybeder.
En tehlikeli yalan, başkasını kandıran değil, insanın kendisini inandırdığı yalandır.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 17 Ağustos 2026
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)