Manşetten Düşenler Siyaset Yazarlar

ŞEREFSİZ KİMDİR?

ŞEREFSİZ KİMDİR?

KÖŞE YAZISI ¦ ŞEREFSİZ KİMDİR? / 23 Ağustos 2026

Şerefsiz, size açıkça düşmanlık eden kişi değildir. Çünkü düşman karşınızdadır, niyetini bilir, tedbirinizi alır ve mesafenizi ona göre belirlersiniz.

Asıl şerefsiz, yüzünüze gülerek güveninizi kazanan, dostluk görüntüsü altında hayatınıza giren ve kendisine açtığınız kapının ardında size tuzak kurandır.

Kapınızı açarsınız…
Ekmeğinizi bölüşürsünüz…
Dar gününde yanında durur, yeri geldiğinde arkasını toplarsınız…
Hatasını örter, yükünü omuzlar, düştüğünde elinden tutarsınız…

O ise kendisine yapılan bütün iyilikleri unutur.

Arkanızdan bin türlü oyun çevirir, hakkınızda yalanlar söyler, açıklarınızı araştırır ve sizi en zayıf yerinizden vurabilmek için fırsat kollar.

Çünkü onun dünyasında dostluk değil çıkar, sadakat değil hesap, vefa değil menfaat vardır.
Bu hali de mayasının bozukluğundan gelir.

İşine yaradığınız sürece yanınızdaymış gibi görünür. Fıtratındaki ikiyüzlülüğü ve kıskançlığı ustalıkla gizlediğini zanneder.
Kör bir cehaletin içinde oyun kurduğunu düşünür, oysa sergilediği her davranış, ahlaki zafiyetini ve karakterindeki çürümeyi biraz daha ortaya çıkarır.

Arkanızdan kahpelik yapar, yüzünüzü gördüğünde hiçbir şey olmamış gibi gülümser. Menfaati sona erdiğinde ise sizi ilk satan yine o olur.

Şerefsizlik, öfkeyle işlenmiş anlık bir hata değildir. Şerefsizlik, karakter, vicdan ve maya meselesidir.

Mayası bozuk olanın sözüne güvenilmez, dostluğuna inanılmaz, sadakatinden emin olunmaz.
Böyleleri menfaatleri uğruna dostlarını, geçmişlerini, değerlerini, hatta kendilerine uzatılan eli bile satmaktan çekinmezler.

Etrafınızda bu tür sinsi keneler mutlaka vardır.

Sofranıza oturur, ekmeğinizi yer, yüzünüze gülerler. İyiliğinizden beslenir, imkânlarınızdan faydalanır, ardından sizi satacakları doğru zamanı beklerler.
En tehlikeli tarafları ise kötülüklerini dostluk görüntüsünün arkasına saklamalarıdır.

Düşman hiç değilse karşınızda durur.

Bunlar ise yanınızdaymış gibi yaparak sizi arkanızdan vurur.

Bu nedenle insan, uğradığı kötülükten önce kimlerle yol yürüdüğüne bakmalıdır.
Her gülen yüzü samimiyet, her güzel sözü sadakat, her yakınlığı da dostluk zannetmemelidir.

Çünkü bazı insanlar yanınıza yol arkadaşlığı yapmak için değil, zaaflarınızı öğrenmek, hakkınızda bilgi toplamak ve ilk fırsatta sizi zayıf düşürmek için yaklaşırlar.

Ancak böyleleri şunu iyi bilmelidir.

İyiliği ihanete uğrayan insan kaybetmez.
Asıl kaybeden, kendisine açılan kapıyı, bölüşülen ekmeği ve gösterilen vefayı menfaati uğruna ayaklar altına alandır.

İhanete uğrayan, yalnızca yanlış insana güvenmiştir.

İhanet eden ise karakterini, şerefini ve insanlığını kaybetmiştir.

Bazı yaralar zamanla kapanır, bazı ihanetler unutulur, fakat insanın mayasındaki bozukluk eninde sonunda mutlaka ortaya çıkar.

Çünkü karakter bir süre saklanabilir ama değişmez.

Vakti geldiğinde herkes, taşıdığı mayanın gereğini yapar.

–¦—¦—¦–

Musa Özdemir / 23 Ağustos 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL