Manşetten Düşenler Siyaset Yazarlar

Dört Bilinmeyenli Denklem Değil, Bildiğin Kapıkulu Zibidisi…

Dört Bilinmeyenli Denklem Değil, Bildiğin Kapıkulu Zibidisi…

KÖŞE YAZISI ¦ Dört Bilinmeyenli Denklem Değil, Bildiğin Kapıkulu Zibidisi… / 29 Ağustos 2026

Ne güzel söylemiş Musa Eroğlu, meşhur türküsünde;

“Yolun sonu görünüyor…”

Şimdi bir müptezel çıktı, iftiralarla insanların haysiyetine saldırıyor, yalanlardan kendisine sahte bir itibar inşa etmeye çalışıyor.
Kendi karanlığını başkalarının üzerine sürerek temizleneceğini zannediyor.

Beyhude çaba!

Çamur atan el, önce kendisini kirletir. İftira, sahibinin alnına vurulmuş ahlaki bir damgadır. Başkalarını karalayarak büyüdüğünü zannedenler, gerçekte yalnızca kendi küçüklüklerini ilan ederler,
Bugün oldu gibi..

Dününü menfaatlerin uğruna sattın, yarınını yalanlarına rehin bıraktın.
Şimdi yalnızca bugüne tutunmaya çalışıyorsun.
Bari onu onurunla yaşayabilseydin!

Fakat sen, keşkelerini çoğaltırken bütün mazeretlerini tükettin. Attığın her iftirayla Veyl’e biraz daha yaklaşıyor, Gayya’nın karanlığında biraz daha kayboluyorsun.
İnsanın kendi acı sonuna böylesine büyük bir hevesle koşması gerçekten ibretliktir.

Ayakta duruyor olabilirsin, fakat itibardan yoksunsun. Güçlü görünebilirsin, fakat kendi iradenden mahrum, başkalarının talimatına mahkumsun.
Söylediğin her yalanla, hedef aldığın her haysiyetle ve kurduğun her kumpasla kendi sonunu hazırlıyorsun.

Gemini suyun üzerinde tutabilmek uğruna bütün insani değerlerini birer birer denize attın belli ki;

Önce vefayı, ardından dostluğu, sonra vicdanı ve nihayet şerefini…

Geriye ise menfaat karşısında eğilen, güçsüz gördüğünün karşısında kabaran, güçlünün önünde küçülen çürümüş bir karakterin kaldı.

Zayıfa karşı kibirli, güçlüye karşı zelilsin.
Yüzüne gülene yaranır, arkasını dönene saldırırsın. Hakikatin karşısında susar, yalanın arkasında aslan kesilirsin.
Zulmederken cesur görünür, menfaatini kaybetme ihtimali belirdiğinde tir tir titrersin.

Senin cesaret dediğin şey, sahibinin arkasına saklanan bir kapıkulunun küstahlığından ibarettir.

İftirayı meslek, manipülasyonu maharet, insanların haysiyetine saldırmayı alışkanlık hala getirdin,
Ancak artık yaymaya çalıştığın çürüme seni ele veriyor.
Bulaştırmaya uğraştığın pisliğin kokusu, senden önce gittiğin yere ulaşıyor.

Hem fodul, hem meymenetsiz, hem kifayetsiz, hem de arsızsın!

Dört bilinmeyenli denklem değilsin, bildiğin kapıkulu zibidisisin!

Siyasi hırs, tarafgirlik, kin ve intikam duygusu seni öylesine esir almış ki ne kadim dostluğun kıymetini biliyorsun ne ahbaplığın ne de insanlığın…

Senin terazinde vefa değil menfaat, hakikat değil talimat, karakter değil para ağır basıyor.
Oysa dürüstlük insanın cebinde değil, mayasındadır. Karakter sahibi olmak, güce göre şekil değiştirmemek, söylediği sözün arkasında durmak ve birilerinin işaretiyle insanların üzerine saldırmamaktır.

Sürekli yalan söylemek, insanların itibarını hedef almak, iftirayla algı oluşturmaya çalışmak, hakikati manipülasyonla boğmak ve başkasının gölgesinde kabadayılık yapmak namertlerin işidir.

Paran yoksa bir gün kazanabilirsin.
Makamın yoksa bir gün ulaşabilirsin.
Bugün sahip olduğun gücü yarın kaybedebilirsin.
Fakat ahlakın ve şerefin bugün yoksa yarın onları satın alabileceğin hiçbir yer bulamayacaksın,

Yaptığın işlerle ilgili bugüne kadar tek satır kaleme almadım.
Suskunluğumu korku, sabrımı çaresizlik zannettin. Belli ki sessizliği acizlik, edepli duruşu da geri çekilmek sandın.
Yanıldın!

Devlet kademelerinde tanıdığın kim varsa harekete geçirebilirsin.
Parana, makamına ve nüfuzuna güvendiğin herkesi yanına çağırabilirsin.
Ancak hiçbir kartvizit hakikati değiştiremez.
Hiçbir makam iftirayı meşrulaştıramaz.
Hiçbir nüfuz, hukukun ve adaletin önüne set çekemez.

Aynaya bakmaya cesaret edemeyenlerin en sık başvurduğu yöntem, başkalarının yüzüne çamur atmaktır. Ne var ki hakikat, üzerine sürülen çamurla kirlenmez,

Günün sonunda senden geriye, menfaat uğruna eğilmiş, iftirayla kirlenmiş ve hakikat karşısında tükenmiş bir kapıkulunun ibretlik hikâyesi kalacak.

Dününü menfaat uğruna sattın, yarınını yalanlarına rehin bıraktın.
İnsan, üç kuruş para ve biraz güç için bu kadar mı alçalır,

İnsanların haysiyetine saldıracak kadar mı karakterinden vazgeçtin?

Suskunluğumu korku,
Sabrımı çaresizlik sandın.
Yanıldın!
İftira hakikati kirletmez, yalnızca sahibinin ahlakını ortaya çıkarır.

–¦—¦—¦–

Musa Özdemir / 29 Ağustos 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL