
KÖŞE YAZISI ¦ YALANIN KAZANDIRDIĞI, KARAKTERİN KAYBETTİRDİĞİ / 04 Eylül 2026
Bazı insanlar değişmez…
Yalnızca aynı kötülüğü daha masum bir yüzün, daha ölçülü sözlerin ve daha inandırıcı bahanelerin arkasına saklamayı öğrenir. Dün açıkça yaptığını bugün ustalıkla gizler, bulunduğu her ortamda başka bir kimliğe bürünür. Yüzü, dili ve anlattığı hikaye değişir, fakat niyeti de karakteri de aynı kalır.
İnsanları söyledikleriyle değil, tekrar eden davranışlarıyla değerlendirmek gerekir. Sözler özenle seçilebilir, pişmanlık taklit edilebilir, iyi niyet görüntüsü verilebilir. Ancak benzer şartlarda sürekli aynı yanlışı yapan insan, gerçekte kim olduğunu eninde sonunda davranışlarıyla ortaya koyar.
Karakter, insanın kendisini nasıl anlattığı değil, menfaatiyle vicdanı karşı karşıya geldiğinde hangisini tercih ettiğidir.
Sen herkese ayrı bir yalan söyledin.
Herkesin yanında başka konuştun, her ortama göre farklı bir yüze büründün. Birine anlattığını diğerinden sakladın, insanları birbirine karşı kullanarak kurduğun düzeni ayakta tutmaya çalıştın.
İkiyüzlülükte sınır tanımadın.
Peki, bütün bunları ne için yaptın?
Biraz daha menfaat elde etmek, biraz daha güç devşirmek ve kendine yeni bir alan açmak için mi? İnsanların güvenini, dostluğunu ve hakkını geçici çıkarların uğruna harcadın.
Oysa dünya senin olsa neye yarar?
Vicdanını kaybettikten, insanların hakkına girdikten ve ardında yalnızca kırgınlıklar bıraktıktan sonra sahip olduklarının ne değeri kalır?
İnsan sadece kazandıklarıyla değil, kazanmak uğruna kaybettikleriyle de ölçülür.
Durmadan oyunlar kurdun. İnsanları birbirine düşürmeye, gerçekleri çarpıtmaya ve kendi hesaplarını başkaları üzerinden yürütmeye çalıştın.
Kendini çok akıllı, çevrendekileri ise hiçbir şeyin farkında değil zannettin.
Kurduğun her oyunu başarı, susturduğun her insanı zafer saydın.
Fakat günün sonunda eline ne geçti?
Hiç…
Kazandığını zannederken güvenilirliğini kaybettin. Güçlendiğini düşünürken yalnızlaştın.
Başkalarını değersizleştirmeye çalışırken kendi itibarını tükettin,hiçtin, sıfır oldun.
Yalan, insana kısa süreli bir alan açabilir, ancak sağlam bir gelecek kazandırmaz. Oyunlarla elde edilen menfaat tükenir, sahte dostluklar dağılır, çıkar üzerine kurulan düzen çöker. İnsanların hafızasında kalan güvensizlik ise kolay kolay silinmez.
Gerçek değişim yalnızca Değiştim demek değildir. Hatalarla yüzleşmek, verilen zararı kabul etmek, hakkına girilen insanlardan helallik istemek ve aynı yanlışları bir daha yapmamaktır.
Bunlar yoksa sergilenen şey değişim değil, eski karakterin yeni bir görüntüyle sunulmasından ibarettir.
Artık oyun bitti…
Söylenen yalanların, kurulan hesapların, çiğnenen hakların ve yaşatılan haksızlıkların sonuçlarıyla yüzleşme zamanı geldi.
Çok kısa bir süre içinde herkes, yaptığı tercihlerin ve kurduğu düzenin kendisini nereye sürüklediğine şahit olacak.
Çünkü insan, başkaları için hazırladığı sonu çoğu zaman kendi elleriyle hazırlar. Yalan bir süre kazandırmış gibi görünebilir,fakat karakterin kaybettirdiğini hiçbir menfaat geri getiremez.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 04 Eylül 2026
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)