
KÖŞE YAZISI ¦ RAHATIN DEĞİL, ANLAMIN PEŞİNDEN GİTMEK.. / 17 Eylül 2026
İnsan, çoğu zaman hayatındaki bütün mücadelelerin bir gün biteceğini ve ardından kesintisiz bir huzur döneminin başlayacağını düşünür.
“Şu sınavı geçeyim, şu işi tamamlayayım, şu sıkıntıyı atlatayım, artık rahat ederim” der.
Oysa hayat, bütün sorunların sona erdiği kusursuz bir dinlenme alanı değildir.
Bir imtihan biter, diğeri başlar. Bir engel aşılır, önümüze yeni bir yol çıkar.
Çünkü hayatın tabiatında sürekli rahatlık değil; değişim, mücadele ve gelişim vardır.
İnsan en güzel sahillerde, en lüks imkânlar içinde sınırsız bir tatil yaşasa bile bir süre sonra o güzellikler sıradanlaşır.
Başlangıçta huzur veren dalgaların sesi rahatsız etmeye, sıcak kumlar ayağı yakmaya, güneş teni kavurmaya başlar.
Dün hayalini kurduğu hayat, bugün alışkanlığına dönüşür.
Çünkü insanın aradığı huzur yalnızca bulunduğu yerde değil, yaşadıklarına yüklediği anlamdadır.
Tarihe geçen büyük başarılar da konfor alanlarında doğmamıştır.
Ülkemizin ilk insansız savaş uçağı Kızılelma gibi gurur verici eserler, yıllarca rahatından vazgeçen, gecesini gündüzüne katan, başarısızlıktan korkmadan yeniden deneyen insanların emeğiyle ortaya çıkmıştır.
Büyük hedefler, rahat koltuklarda kurulan cümlelerle değil, uykusuz geceler, yorucu çalışmalar ve sarsılmaz bir inançla gerçeğe dönüşür.
Rahatsızlık her zaman kaçılması gereken bir durum değildir.
Bazen insanı harekete geçiren en güçlü işarettir.
Bir adaletsizlikten rahatsız olursunuz, hakkın yanında durursunuz.
Cehaletten rahatsız olursunuz, öğrenmeye ve öğretmeye yönelirsiniz. Ülkenizin eksiklerinden rahatsız olursunuz, üretmeye başlarsınız. Kendi yetersizliğinizden rahatsız olursunuz, daha güçlü bir insan olmak için mücadele edersiniz.
Mesele, insanın neden rahatsız olduğu kadar, o rahatsızlığı neye dönüştürdüğüdür.
Kimi rahatsızlığını şikâyete, öfkeye ve umutsuzluğa dönüştürür.
Kimi ise aynı duygudan azim, fikir, emek ve eser çıkarır. İnsanları birbirinden ayıran temel fark da burada ortaya çıkar.
Biri zorluklar karşısında mazeret üretirken, diğeri çözüm üretir.
Hayat bize kesintisiz bir rahatlık vadetmez.
Fakat yaşadığımız sıkıntıları anlamlı bir mücadeleye dönüştürme imkânı verir.
Bu nedenle rahatı değil, anlamı aramak gerekir. Konforun değil, hedefin peşinden yürümek gerekir.
Çünkü insanı büyüten, rahat ettiği zamanlar değil, rahatsız olduğu hâlde vazgeçmeden yoluna devam ettiği anlardır.
Hayatta rahat yoktur…
Fakat emeğe dönüşen yorgunluk, başarıya dönüşen mücadele ve esere dönüşen rahatsızlık vardır.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 17 Eylül 2026
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)