GÖK KUBBEDE NE BIRAKACAKSIN?

GÖK KUBBEDE NE BIRAKACAKSIN?

KÖŞE YAZISI ¦ GÖK KUBBEDE NE BIRAKACAKSIN? / 19 Eylül 2026

Çalarsın, çırparsın,arsalar alır, gökdelenler dikersin.
Bir ihaleden ötekine koşar, bir kapıyı parayla, diğerini nüfuzla açarsın.
Yetmez,hakkını arayanı susturmaya, önünde duranı iftirayla yıpratmaya kalkarsın.
Kazandığını sanırsın.
Oysa her yeni tapuyla birlikte kaybettiğin şey, varsa onurun ve haysiyetindir.

Gün gelir, seni de bir buçuk metrelik çukura koyarlar.

O gün Ne makamın başında bekler,
Ne servetin yanında durur.
Arkandan arabalarını, binalarını, banka hesaplarını sayanlar çıkar belki.
Fakat çocuklarının yüzüne bakarak söylenecek tek bir söz, bütün o servetten ağır gelir.

“Kolpacının oğlu.” “Vurguncunun kızı.” “Rüşvetçinin çocuğu.” “İftiracının evladı.”

İnsanın geride bıraktığı miras yalnızca mal değildir.

Bir baba, evladına tertemiz bir isim de bırakabilir, insanların içinde başını eğmesine sebep olacak bir utanç da,
Haramla büyütülen servet, çocuğa güvenli bir gelecek değil, ömür boyu taşınacak bir leke bırakır.
Sen yaptıklarını unutabilirsin, insanların hafızası ve incittiğin insanların duası unutmaz.

Bir de öldüğünde arkasından, Hamamı, apartmanı, yatı katı yoktu ama onurlu adamdı. Kimsenin hakkına el uzatmadı, kimseyi ekmeğiyle tehdit etmedi, üç kuruş menfaat için kimseye iftira atmadı denilen insanlar vardır.
Onların bıraktığı mirasın tapusu yoktur.
Çünkü dürüstlük satılmaz, vicdan devredilmez, temiz bir isim parayla satın alınmaz.

Şu kadarcık mide için bunca alçalmaya değer mi?

Daha kaç bina dikeceksin? Kaç arsa alacaksın?

Kaç kişinin hakkını yiyip kaç insanın ahını alacaksın?

Sana iki bin yıl yaşayacağın mı söylendi?

Ne bulursan topla, kimi ezersen ez,ölüm sana uğramayacak” diye bir vaat mi verildi?

Yok öyle bir vaat.
Senin de vaktin dolacak. Üstelik o vakit geldiğinde dünyanın bütün imkanlarını versen bir nefes daha satın alamayacaksın.
Yaşarken Benim dediğin her şey burada kalacak.
Seninle gidecek olan, yaptıkların olacak.

Ölüm herkes için haktır. Fakat herkes aynı hayatı geride bırakmaz.
Kimisi ardında hayırla anılan bir isim bırakır,kimisi, çocuklarının bile savunmakta zorlanacağı bir geçmiş. Ölmek, insan için hayatın kaçınılmaz geçişidir. Asıl ağır olan, yaşarken insanlığını kaybetmek ve öldükten sonra bile kötülüklerinle anılmaktır.

Mevlânâ, ölüm gününü “Şeb-i Arûs” yani düğün gecesi olarak anmıştır.

Bu sözün ardında sevgiliye kavuşma inancı vardır.

Böyle bir kavuşmayı düşünen insanın kendine sorması gereken soru açıktır.

Bu dünyadan ayrılırken ardımda kimin gözyaşını, kimin ahını, kimin duasını bırakıyorum?

Servet biriktirmek kolaydır, helalinden kazanıp onurunu korumak emek ister.
Güç sahibi olmak kolaydır, gücün yettiği halde kimsenin hakkına dokunmamak karakter ister.

Bir gün hepimizi götürecekler.

Ardımızdan ya “Adam gibi adamdı” diyecekler ya da ismimiz çocuklarımızın omzunda bir yük olarak kalacak.

Gök kubbede bıraktığın asıl miras budur.

–¦—¦—¦–

Musa Özdemir / 19 Eylül 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL