Manşetten Düşenler Siyaset Yazarlar

KIRK CÜMLELİK SESSİZLİKTE ÇÜRÜYEN TOPLUM

KIRK CÜMLELİK SESSİZLİKTE ÇÜRÜYEN TOPLUM

–♦—♦—♦–  KIRK CÜMLELİK SESSİZLİKTE ÇÜRÜYEN TOPLUM  –♦—♦—♦–

“Kırk cümle kuruyorsun, ağzını açmadan vazgeçiyorsun.
İncinme değil bu, insana olan inancını yitirme…”

–♦—♦—♦–

Artık insanlar konuşmuyor.
Konuşsa da, derinlerden gelen bir cümleyi yarıda kesip susuyor.
Bu suskunluk bir kırgınlıktan öte — bu bir tükenmişlik. Anlatmaya değecek kimse kalmadığını hissettiren bir yorgunluk. Ve bu yorgunluğun adı: toplumsal çürüme.

–♦—♦—♦–

İçine doğduğumuz düzen, gözümüzün önünde çatırdıyor.
Adalet; sadece adliye binalarında yazılı bir kelime artık.
Liyakat; mülakatın arkasında eziliyor.
Ahlak, kimsenin işine gelmediğinde susturuluyor.
Ve vicdan, toplumun ortak dili olmaktan çıkıp kişisel bir sığınağa dönüşüyor.

–♦—♦—♦–

Eskiden “doğru” olan yüceltilirdi, şimdi ise “kazandıran” kutsal.
Kim daha çok hile biliyorsa, kim daha iyi manipüle ediyorsa, kim daha az utanıyorsa — o kazanıyor.
Kazanmak uğruna değer yitiren bir toplumdayız.

–♦—♦—♦–

Eğitim sistemimiz gençlere düşünmeyi değil, yarışmayı öğretiyor.
Medya; hakikati değil, reytingi kovalıyor.
Siyaset; hizmet değil, güç savaşı.
Ve sokaktaki vatandaş, tüm bu hengâmede ya hayatta kalmaya çalışıyor ya da başkasının sırtına basarak biraz nefes almaya…

–♦—♦—♦–

Peki, kimse farkında değil mi?
Elbette farkında.
Ama herkes sessiz. Çünkü herkesin elinde kırk cümle var, ama birini bile kurmaya cesareti yok.
Konuşanlar da çoğu zaman linç edilmekten ya da dışlanmaktan korkuyor.
Bir toplum, sessizleştikçe çürür. Ve biz bu sessizliği “normal” sanmaya başladık.

–♦—♦—♦–

İnsanlar artık birbirine güvenmiyor.
Komşu komşudan şüpheli, iş arkadaşları rakip, dostluklar taktik.
Toplum, birbirini tutan değil, birbirini ezen insanların kalabalığına dönüştü.
Ve en acısı: kimse bu çöküşe şaşırmıyor.

–♦—♦—♦–

Ama hâlâ umut var mı?

–♦—♦—♦–

Belki…
Umut, artık herkesin sandığı gibi büyük hayallerin adı değil.
Umut; küçük bir dürüstlük, bir çocuğun gülümsemesinde saklı kalan inanç,
bir öğretmenin hâlâ özveriyle ders anlatması,
bir doktorun vicdanla yaşatmaya çalışması,
bir bireyin “Ben bu oyunun parçası olmayacağım” demesi…

–♦—♦—♦–

Kırk cümlelik sessizlik içinde, hâlâ doğru bir kelime kurmaya çalışan herkes, bu çürümenin panzehiridir.

Çünkü toplumlar çürür evet.
Ama yeniden yeşermek de yine insanla başlar.

–♦—♦—♦–

📝 Not: Konuşmaktan vazgeçen değil, doğru zamanda ve doğru kelimeyle konuşan kazanır.
Belki şimdi değil… ama bir gün yine kelimeler yeşerecek.

–♦—♦—♦–

Musa ÖZDEMİR 17 Ağustos 2025 | Pazar

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL