
KÖŞE YAZISI ¦ ADALETİN GÜCÜ, ÖNCE KENDİ İÇİNDEKİ ADALETTİR / 03 Ağustos 2026
Devleti ayakta tutan en büyük güç ne ordusudur ne de ekonomisidir.
Bir devleti gerçek anlamda güçlü kılan, vatandaşının adalete duyduğu güvendir. Çünkü adalet sarsıldığında yalnızca mahkeme salonları değil, toplumun vicdanı da yara alır.
Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından kamuoyuyla paylaşılan Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun 2026 yılı disiplin verileri, bu yönüyle dikkatle değerlendirilmesi gereken önemli bir tablo ortaya koymaktadır. Açıklanan rakamlar, hukukun yalnızca vatandaş için değil, onu temsil edenler için de aynı kararlılıkla işletildiğini göstermesi bakımından önem taşımaktadır.
2026 yılı içerisinde 525 hâkim ve Cumhuriyet savcısı hakkında esasa ilişkin karar verilmesi, bunlardan 84’ünün meslekten çıkarılması ve çeşitli disiplin yaptırımlarının uygulanması; devletin kendi denetim mekanizmasını tavizsiz biçimde işletebildiğinin somut göstergesidir.
Hukuk devletinin en temel ilkesi de budur.
Hiç kimsenin makamı, unvanı, görevi veya nüfuzu hukukun üstünde değildir.
Ancak bu tablo, görevini büyük bir özveri, tarafsızlık ve vicdanla yerine getiren binlerce hâkim ve Cumhuriyet savcısının emeğini gölgede bırakmamalıdır.
Tam aksine, meslek onurunu koruyan büyük çoğunluğun itibarını güçlendiren en önemli unsur; hukuka aykırı davrananların sistem içerisinde tespit edilmesi ve gerekli yaptırımlarla karşılaşmasıdır.
Adaletin itibarı, yanlışların üzerinin örtülmesiyle değil, cesaretle üzerine gidilmesiyle korunur.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, “Kimsenin makamına, unvanına veya nüfuzuna bakmıyoruz.” sözleri, hukuk devleti anlayışının en güçlü ifadelerinden biridir. Hukukun inandırıcılığı, yalnızca suçlulara karşı gösterdiği kararlılıkla değil, gerektiğinde kendi teşkilatı içerisindeki yanlışlara da aynı mesafede durabilmesiyle ölçülür.
Milletin devlete olan güveni, hukukun herkese eşit uygulanacağına dair inancıyla doğru orantılıdır. Bu nedenle denetim mekanizmalarının etkin çalışması yalnızca yargı teşkilatı açısından değil, toplumun tamamı adına güven veren ve hukuk devletini güçlendiren bir gelişmedir.
Unutulmamalıdır ki adalet; kişilere göre değişen bir tercih değil, devletin temel direğidir. O direk sağlam kaldığı sürece devlet güçlü, millet huzurlu olur.
Hukukun üstünlüğü ise ancak hesap verebilirlik ve şeffaflıkla hayat bulur.
Güçlü devlet, sadece suçla mücadele eden değil, gerektiğinde kendi içindeki yanlışlarla da aynı kararlılıkla yüzleşebilen devlettir.
Gerçek adalet, önce kendi vicdanını ve kendi kurumlarını denetleyebilen devlet anlayışında hayat bulur.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 03 Ağustos 2026
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)