
KÖŞE YAZISI ¦ GÜN GELİR, HERKES KAZDIĞI ÇUKURLA YÜZLEŞİR.. / 20 Ağustos 2026
Taht değişir,
bey değişir,
devir değişir…
Vakti gelen de,
yediği ayva da sorulur.
Kazdığı çukurda!
— Atam Oğuz Töresi
Tarih, kendisini vazgeçilmez ve dokunulmaz zannedenlerin yanılgılarıyla doludur.
Nice tahtlar yıkılmış, nice beyler unutulmuş, nice güçlü görünen devirler sessizce kapanmıştır.
Değişmeyen tek gerçek ise insanın, günü geldiğinde yaptıklarıyla yüzleşmesidir.
Makam, kimseye ebediyen verilmiş bir mülk değildir.
Adaletle taşınması gereken geçici bir emanettir.
Bugün etrafında kalabalıklar bulunanın yarın yanında hiç kimse kalmayabilir.
İnsanları bir arada tutan makamın gücü değil, güven, vefa ve karakterdir.
Özellikle aynı yolda yürüdüğü insanlara iftira atan, yol arkadaşlarına kumpas kuran ve kendi hesabını korumak için başkalarının itibarını hedef alan kişi, aslında karşısındakinden önce kendi haysiyetine zarar verir.
Birlikte yürüdüğü insanları harcamaktan çekinmeyenin sadakatten, vefadan ve davadan söz etmesi yalnızca büyük bir çelişkidir.
Kendi yükselişi uğruna yol arkadaşlarının omuzlarına basanlar, gün gelir tutunacak bir omuz bulamaz.
İhanet üzerine kurulan hiçbir düzen kalıcı değildir.
İftirayla gölgelenmek istenen hakikat, zamanı geldiğinde bütün açıklığıyla ortaya çıkar,kumpas kuranın elinde ise yalnızca kendi karanlığı kalır.
Yol arkadaşına iftira atan, sonunda yalnız kalır,
Kumpas için çukur kazan, kendi içine savrulur.
Taht da değişir, bey de,hiçbir kudret baki değil,
Zaman hükmünü verince herkes ettiğini bulur.
İnsanları makamıyla korkutan, çevresiyle tehdit eden ve sahip olduğu imkânları dokunulmazlık zannedenler bilmelidir ki güç geçicidir.
Bugün hüküm verdiğini düşünen, yarın kendi yaptıklarının hükmü altında kalabilir.
Bugün başkalarının kaderiyle oynayan, yarın kendi kaderinin karşısında çaresizce bekleyebilir.
Hayatın şaşmayan bir ölçüsü vardır.
İyilik de kötülük de sahibine döner.
Yapılan haksızlık unutulmuş, edilen ah duyulmamış ve kurulan oyunlar karşılıksız kalmış gibi görünebilir.
Oysa zaman hiçbir hesabı kaybetmez,yalnızca doğru anın gelmesini bekler.
Asıl mesele bir makama gelmek değil, o makamdan hangi yüzle ayrılabilmektir.
Arkada kırılmış gönüller ve uğranılmış haksızlıklar mı, yoksa hayır duaları mı bırakıldığıdır.
İnsanı büyüten oturduğu koltuk değil, o koltukta sergilediği adalet, vefa ve dürüstlüktür.
Makam bittiğinde unvanlar susar, kalabalıklar dağılır ve menfaat dostları birer birer uzaklaşır.
Geriye ise yalnızca insanın karakteri ve geride bıraktığı iz kalır.
Töre unutmaz.
Zaman şaşmaz.
Vicdan susmaz.
Hesap kapanmaz.
Devir değişse de adaletin hükmü değişmez.
Vakti geldiğinde herkes, attığı iftiranın, kurduğu kumpasın ve kazdığı çukurun hesabıyla mutlaka yüzleşecektir.
Gün ola harman ola bekleyip görelim.
Mevlam neylerse güzel eyler.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 20 Ağustos 2026
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)