
KÖŞE YAZISI ¦ Mülk de Hüküm de Allah’ındır / 22 Ağustos 2026
İnsan, hayatın telaşı içinde çoğu zaman sahip olduklarını kalıcı zanneder.
Servetine güvenir, makamıyla övünür, şöhretinin hiç sönmeyeceğine inanır.
Oysa hayat, bütün bu yanılgıları bir anda dağıtabilecek kadar kırılgan, insan ise nefesi kadar fanidir.
Dünyanın en zenginleri genç yaşta hayata veda edebilir. En parlak zihinler, ömürlerinin büyük bölümünü tekerlekli sandalyede geçirmek zorunda kalabilir. Ringlerde rakiplerine meydan okuyan güçlü bir boksör, gün gelir kendi bedeniyle mücadele eder. Büyük servetler kazananlar, yaptırdıkları hastaneye dahi ulaşamadan bu dünyadan göçebilir.
Bütün bunlar insana aynı hakikati hatırlatır.
Ne servet ölüme engeldir ne şöhret hastalığa çaredir ne de makam insana ebediyet kazandırır.
Mal da makam da sağlık da şöhret de kalıcı birer mülk değil, insana belirli bir süreliğine teslim edilmiş emanettir.
Asıl mesele ne kadarına sahip olduğumuz değil, bize emanet edilenlerle nasıl bir insan olduğumuzdur.
Servet bizi kibirli mi yaptı, cömert mi?
Makam bizi insanlardan uzaklaştırdı mı, mazlumlara yaklaştırdı mı?
Gücümüzü başkalarını ezmek için mi kullandık, düşenin elinden tutmak için mi?
Çünkü insanın gerçek zenginliği, kasasında biriktirdikleriyle değil, gönüllerde bıraktığı iyilikle ölçülür.
Gün gelir sahip olduğumuz her şey elimizden çıkar, Fakat gösterdiğimiz merhamet, yaptığımız iyilik ve geride bıraktığımız güzel hatıralar yaşamaya devam eder.
Şu iki hakikat unutulmamalıdır.
Mülk Allah’ındır, hüküm Allah’ındır.
İnsan bu gerçeği gönülden idrak ettiğinde kaybetme korkusunun esaretinden kurtulur.
Sıkıntı karşısında şükreder, çaresizlik karşısında Rabb’ine sığınır, netice karşısında teslimiyet gösterir.
Çünkü bilir ki veren de alan da yükselten de indiren de yalnızca Allah’tır.
Bu hakikati kavrayan insanı servet şımartamaz, makam değiştiremez, yokluk küçültemez.
Dünya onu yorabilir, insanlar üzebilir, fakat hiç kimse onun Allah’a duyduğu güveni elinden alamaz.
Geriye ne kadar yaşadığımızdan çok nasıl yaşadığımız, ne kadar biriktirdiğimizden çok neyi paylaştığımız ve hangi makamlara geldiğimizden çok gönüllerde nasıl yer ettiğimiz kalacaktır.
Öyleyse ne mala aldanalım ne makama güvenelim ne de şöhretin geçici ışığına kapılalım.
Çünkü insan misafirdir, dünya geçicidir, ömür sınırlıdır.
Bâki olan yalnızca Allah’tır.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 22 Ağustos 2026
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)