HAKİKATİ YAZAN KALEM KIRILMAZ

HAKİKATİ YAZAN KALEM KIRILMAZ

KÖŞE YAZISI ¦ HAKİKATİ YAZAN KALEM KIRILMAZ / 11 Eylül 2026

Bazı insanlar, söyledikleri yalanı sürekli tekrar ettiklerinde gerçeğin değişeceğine inanır. Gürültüyü delil, tehdidi güç, iftirayı da hakikat zannederler.
Oysa gerçeklerin üzeri bir süreliğine örtülebilir; fakat hakikat sonsuza kadar susturulamaz.

Tokat Gazeteciler Cemiyeti’ni ve şahsımı hedef alan gerçek dışı iddialar karşısında bugün kamuoyunun huzuruna çıktım.

Otuz beş yıllık gazetecilik hayatıma, temsil ettiğim makama ve cemiyetimizin kurumsal itibarına yöneltilen mesnetsiz söylemler karşısında susmam mümkün değildi.
Gerçekleri bütün açıklığıyla anlattım, kamuoyunun merak ettiği sorulara açık ve net cevaplar verdim.

Bir kez daha altını çiziyorum,
Söz konusu ihalenin hazırlanmasıyla, gerçekleştirilmesiyle veya sonucuyla hiçbir ilgim yoktur.

Sürecin hiçbir aşamasında yer almadım. İhaleyi kimin aldığını da herkes gibi sosyal medyadan öğrendim.
İhalenin yapıldığı günün akşamında Mehmet Kaya beni aradı. Söz konusu yazıları bir milletvekilinin yazdırdığını ileri sürdü. Ardından bana, “Sen cemiyet başkanısın, senden habersiz bu şehirde bir şey olmaz.” dedi.

Şimdi kamuoyunun huzurunda soruyorum;

Madem beni bu sürecin içinde görüyordun, neden arayıp benden yardım ve müdahale bekledin?
Madem bugün ileri sürdüğün iddialara inanıyordun, neden o gün bambaşka konuştun?

İşin içinden çıkamayınca suçu başkasına yüklemek, kendi sözlerinin altında kalınca iftiraya sığınmak hiç kimseyi haklı çıkarmaz. Çamur atarak hakikati kirletemezsiniz; yalnızca çamuru atan eli görünür hâle getirirsiniz.
Sükûtumu Teslimiyet Sanmayın
Farkında olmadığımı sandığınız her şeyin sessiz ve sakin bir şekilde farkındayım.
Suskunluğum korkudan değil, sabrımdan, taşıdığım sorumluluktan ve devletin hukukuna duyduğum güvenden kaynaklanmaktadır.

Ancak hiç kimse sükûtumu teslimiyet, nezaketimi zayıflık, sabrımı da korku olarak değerlendirmesin.
Tehditlere boyun eğmeyecek, baskılar karşısında geri adım atmayacağım.

Kimlerin hangi hesabın peşinde olduğunu, hangi sözleri söylediğini ve hangi oyunun içinde yer aldığını vakti geldiğinde bilgi ve belgeleriyle kamuoyunun takdirine sunacağım.

Güya kalemimi kırmış…
Beni birilerine havale etmiş…
Hakikati yazan kalemin tehditle kırılacağını, bir gazetecinin baskıyla susturulacağını zannedenler büyük bir yanılgı içindedir.

Hakikatin kalemi kırılmaz.
El değiştirir, çoğalır ve eskisinden daha güçlü yazmaya devam eder.
Ben Buradayım
Adımla, imzamla ve otuz beş yıllık gazetecilik geçmişimle konuşuyorum.
Kimsenin arkasına saklanmıyor, tetikçi kullanmıyor, sahte hesaplardan iftira üretmiyorum.

Söyleyecek sözüm varsa muhatabının yüzüne söylüyor, yazacak bir gerçeğim varsa altına imzamı atıyorum.

Hiç kimse parasını güç, çevresini dokunulmazlık, savurduğu tehditleri de hukuk zannetmesin. Devlet kimsenin şahsi nüfuz alanı değildir.
Hukuk kartvizitlerle yönetilmez, adalet de tehdit savuranların önünde eğilmez.

Uğur Mumcu’nun söylediği gibi;

“Bu ülkenin namuslu insanları da namussuzlar kadar cesur olmadıkça, bu memlekette kurtuluş yoktur.”

Bu mesele yalnızca şahsımla ilgili değildir.
Mesele; gazetecilik onurunun, Tokat Gazeteciler Cemiyeti’nin kurumsal itibarının ve kamuoyunun doğru bilgi alma hakkının korunmasıdır.

Bu nedenle susmayacağım.
İftira karşısında geri çekilmeyecek, tehdit karşısında eğilmeyecek, baskı karşısında kalemimi bırakmayacağım.

Bana yöneltilen her ithamın, kurulan her cümlenin ve savrulan her tehdidin hukuk önünde takipçisi olacağım.

Çünkü hakikati susturmak isteyenlerin en büyük korkusu, gerçeğin açıkça konuşulmasıdır.

Şimdi söz hukukundur.
Hesap ise iftira atanlarındır.

–¦—¦—¦–

Musa Özdemir / 11 Eylül 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL