ALLAH ZALİMLERİN YAPTIKLARINDAN GAFİL DEĞİLDİR..

ALLAH ZALİMLERİN YAPTIKLARINDAN GAFİL DEĞİLDİR..

KÖŞE YAZISI ¦ ALLAH ZALİMLERİN YAPTIKLARINDAN GAFİL DEĞİLDİR.. / 18 Eylül 2026

Sanıyor musunuz ki insanları incitenlerin, onurlarını ayaklar altına alanların, iffetlerine dil uzatıp hayatlarını karartanların yaptıkları yanlarına kalacak?
Sanıyor musunuz ki para, makam ve nüfuz; yalanın üzerini örtecek, iftirayı hakikate dönüştürecek, zalimi hesap vermekten kurtaracak?

Hayır, Hayır…!

Bin kez yemin olsun ki Allah, yapılanlardan gafil değildir.

Hiçbir sözü unutmaz, hiçbir gözyaşını görmezden gelmez, hiçbir kul hakkını karşılıksız bırakmaz. Yalnızca mühlet verir.
Ancak mühlet, kurtuluş değildir.

Sessizlik, rıza değildir.
Geciken hesap da unutulmuş hesap değildir.

Mühlet,zalimin kendisini güvende zannettiği, kötülüğünü büyüttüğü ve kendi sonunu kendi elleriyle hazırladığı zaman dilimidir.

Yüce kitabımız bu hakikati şöyle bildirir.

“Allah’ı, zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma!
Allah onları ancak gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor.”

İbrahim Suresi, 42. Ayet

Dünya menfaati uğruna iftira atanlar, şantaj yapanlar, insanların şerefini hedef alanlar, paralarına, makamlarına ve çevrelerine güvenerek yalan söyleyenler şunu iyi bilmelidir ki;

İnsanın gücü, dokunulmaz olduğu anlamına gelmez.
Serveti, haklı olduğunun delili değildir.
Makamı da yaptığı haksızlıkların üzerini örtecek bir perde değildir.

Mal, mülk ve para hırsıyla gözü doymayan, rüşveti kazanç, yalanı siyaset, iftirayı silah zanneden kişi, başkasını kirlettiğini düşünürken aslında kendi karakterini tüketir.

Başkasının iffetiyle oynayan, önce kendi haysiyetini kaybeder.
Başkasının onurunu çiğneyen, kendi şerefini ayaklar altına alır.

Bir insanın itibarına kasteden ise geride bıraktığı her sözle kendi ahlakının kaydını tutar.

Hayatın en ağır dersi şu ki;

İnsan, bir gün başkasına yaşattıklarıyla mutlaka yüzleşir.

Kurulan düzen ne kadar güçlü, söylenen yalan ne kadar ustaca, yürütülen oyun ne kadar gizli olursa olsun, hakikat, günü geldiğinde bütün perdeleri indirir.

O gün, kirletenler kendi karanlıklarında kirlenecekler, incitenler incinmenin, iftira atanlar ise sözlerinin ağırlığını taşımanın ne demek olduğunu anlayacaktır.

Arkalarına saklandıkları insanlar da biriktirdikleri servet de onları hakikatin hükmünden kurtaramayacaktır.

Bütün dünya fidye olarak verilse dahi kul hakkının hesabı kapanmaz.

Mazlumun gözyaşı yere düşse de hesabı göğe yazılır. Mazlumun ahı sessizdir, fakat vakti geldiğinde nice saltanatı yerle bir edecek kadar ağırdır.

Bu mübarek cuma günü herkes elini vicdanına koyup kendisine şu soruları sormalıdır.

Kimin hakkına girdim?
Kimin onurunu kırdım?
Kimin iffetine dil uzattım?
Kime bilerek iftira attım?
Kimin gözyaşını kendi menfaatime basamak yaptım?

İnsanlardan saklanabilirsiniz, fakat vicdanınızdan kaçamazsınız.

Gerçekleri bir süre perdeleyebilirsiniz, fakat Allah’ın adaletinin önüne geçemezsiniz,

Mahşer günü bütün makamlar, unvanlar ve sahte itibarlar geride kalacak, bütün perdeler kalkacak ve herkes yaptıklarıyla baş başa kalacaktır.

Hesapları eksiksiz gören Allah, mazlumun yanındadır.

Onun adaleti şaşmaz, hükmü gecikiyor gibi görünse de asla unutulmaz.

Zulümle yükselenin sonu düşüştür.
İftirayla yol alanın varacağı yer lağım çukurudur.

Kul hakkıyla kurulan her düzen, günü geldiğinde mutlaka yıkılacaktır.

Verilen mühlete aldanmayın!
Çünkü Allah’ın adaleti sessiz tecelli eder, fakat hüküm geldiğinde hiçbir yalan, hiçbir servet, hiçbir makam ve hiçbir güç onun önünde duramaz.

Hayırlı Cumalar…..

–¦—¦—¦–

Musa Özdemir / 18 Eylül 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL