
KÖŞE YAZISI ¦ GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN GERÇEKLER… / 21 Nisan 2026
Hayat, insana çoğu zaman cömert davranıyormuş gibi görünür.
Sanki her şeyin bir telafisi, her yanlışın bir dönüş yolu, her kaybın bir karşılığı varmış gibi,
İnsan da bu yanılsamanın içinde yaşar.
Erteledikçe erteler, sustukça susar, görmezden geldikçe kendini rahatlatır.
Çünkü içinde hep aynı düşünce yankılanır.
Daha zaman var.
Oysa hayatın en keskin gerçeği şu ki;
İnsan bazı şeyleri zamanla değil, çaresizlikle anlar.
Zaman geçer,
Ama zaman, her şeyi iyileştirmez.
Bazen sadece kapıları kapatır.
Bazen ihtimalleri ortadan kaldırır.
Ve çoğu zaman, geri dönüş yollarını sessizce siler.
Sonra bir an gelir,
İnsan, geri dönemeyeceği bir yerde durduğunu fark eder.
İşte o an, her şey susar.
Bahaneler susar.
Gerekçeler susar.
Kendini kandırmalar susar.
Ve geriye sadece çıplak bir gerçek kalır.
Artık çok geçtir.
Bu noktadan sonra mesele hata yaptım demek değildir.
Çünkü bazı hatalar, bir cümleyle geçiştirilemez.
Bazı yanlışlar, özürle düzelmez.
Bazı kayıplar, hiçbir şekilde geri gelmez.
Hayatın en ağır yükü de budur zaten,
Düzeltemeyeceğin bir gerçeğin içinde yaşamaya devam etmek.
İnsan, en büyük hesabı başkalarına değil,
kendi vicdanına verir.
Gecenin en sessiz anlarında,
hiç kimse yokken bile kendinden kaçamamak,
Bir cümlenin, bir anın, bir tercihin sürekli zihinde dönüp durması,
İşte asıl bedel budur.
Çünkü vicdan, unutmaz.
Susturulamaz.
Ve en önemlisi,
İnsanı kendi gerçeğiyle baş başa bırakır.
O yüzden bazı şeyler düzeltilmez.
Sadece yaşanır.
Telafisi yoktur.
Geri dönüşü yoktur.
Alternatifi yoktur.
Ve insan, en ağır bedeli de işte o an öder.
Geri dönemeyeceğini anladığı an,
Çünkü artık bilir.
Neyi kaybettiğini,
Neyi yanlış yaptığını,
Ve en acısı,
Bir daha aynı noktaya asla dönemeyeceğini.
Ve bu bilmek,
Zamanla geçmez.
Aksine, insanın içinde büyür.
Sessizleşir,
Derinleşir,
Ama hiçbir zaman kaybolmaz.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 21 Nisan 2026
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)