Huzursuz İnsanların Ortak Özelliği, Haset!..

Huzursuz İnsanların Ortak Özelliği, Haset!..

KÖŞE YAZISI ¦ Huzursuz İnsanların Ortak Özelliği, Haset!.. / 16 Haziran 2026

Hayatta bazı insanlar vardır, ne kadar imkâna sahip olurlarsa olsunlar, ne kadar başarılı olurlarsa olsunlar, ne kadar kazanırlarsa kazansınlar bir türlü huzur bulamazlar.

Çünkü onların derdi sahip olduklarıyla değil, başkalarının sahip olduklarıyladır.
İşte buna haset denir.

Haset, insanın başkasındaki nimetin yok olmasını istemesidir.
Kıskançlıktan daha ağır, daha yıkıcı bir duygudur.

Çünkü haset eden kişi, kendi hayatını güzelleştirmek için çaba harcamaktan çok, başkasının hayatındaki güzelliklerin eksilmesine odaklanır.

Halk arasında çok anlamlı bir dua vardır.

“Allah bana bir veriyorsa ona on versin; yeter ki bendekinde gözü olmasın.”

Bu söz, aslında insan ilişkilerinin en önemli gerçeğini anlatır.

Çünkü bazı insanlar vardır ki; ona yirmi verilse otuzu ister, otuz verilse kırkı ister.
Kırkı da olsa dönüp dolaşıp sizin elinizdeki bir taneye takılır.

Sorun sahip olduğu şeylerin azlığı değildir.
Sorun, sizin sahip olduğunuz şeyi kabullenememesidir.

Psikoloji bize şunu söyler.

Kendisiyle barışık olan insan başkalarının başarısından rahatsız olmaz.
Kendini seven insan, başkasının mutluluğunu tehdit olarak görmez.
Hayatla sağlıklı bağ kurmuş bireyler, enerjilerini başkalarının eksiklerini aramaya değil, kendi gelişimlerine harcarlar.

Ancak kişi kendinden uzaklaşmışsa, kendi değerini yalnızca başkalarıyla kıyaslayarak ölçüyorsa, o zaman başkasının başarısı onun için ilham değil, rahatsızlık kaynağı olur.

Hasedin temelinde çoğu zaman başkasına duyulan öfke değil, insanın kendisiyle yaşadığı iç çatışma vardır.

Kendi hayatından memnun olmayan insan, başkasının mutluluğunu gördükçe daha da huzursuz olur.

Ve zamanla çevresindeki herkesin enerjisini tüketmeye başlar.

Bu yüzden hayatın önemli kurallarından biri şu olması lazım;

Her dost görünen gerçekten dost değildir.

Bazıları yanınızda bulunur ama sizin iyiliğinizi istemez.
Bazıları sizi alkışlar gibi görünür ama başarılarınızdan rahatsız olur.
Bazıları sırdaşınız olmak ister ama anlattığınız her hedefi, her planı, her hayali içten içe kıyaslama malzemesine dönüştürür.

Bu nedenle herkesle her şeyi paylaşmamak gerekir.
Planlarınızı, hedeflerinizi, hayallerinizi ve mücadelelerinizi her kulağa anlatmak doğru değildir.

Çünkü bazı insanlar destek vermek için değil, eksik aramak için dinler.
Bazıları sizin yükselişinizi görmekten mutlu olmaz.
Bazıları ise kendi huzursuzluklarını size bulaştırmaya çalışır.
Farkında olmadan onların olumsuz enerjisi sizi de etkiler.

Bir bakarsınız moraliniz bozulmuş.
Bir bakarsınız kendinizden şüphe etmeye başlamışsınız.
Bir bakarsınız yıllardır inandığınız hedefleriniz bile gözünüzde küçülmüş.
Oysa sorun sizde değildir.

Sorun, sürekli karanlığa bakan insanların gölgesinin üzerinize düşmesidir.

Bu nedenle bazen yapılacak en doğru şey tartışmak değil, mesafe koymaktır.
Kavga etmek değil, sınır çizmektir.
İspat etmeye çalışmak değil, sessizce yoluna devam etmektir.

Çünkü bazı insanları değiştiremezsiniz.
Ama onların hayatınızdaki etkisini azaltabilirsiniz.

Ve Unutmayalım ki;
Mutlu insanlar başkalarının mutluluğuyla savaşmaz.
Kendisiyle barışık insanlar başkalarının başarılarından rahatsız olmaz.
Huzurlu insanlar başkalarının sahip olduklarına değil, kendi emeklerine odaklanır.
Haset ise sahibini yakan görünmez bir ateştir.
Ve o ateş, önce başkalarını değil, onu taşıyanın kendi huzurunu tüketir.

Bu yüzden hayatın en büyük zenginliği çok şeye sahip olmak değil, başkasının elindekine göz dikmeden yaşayabilmektir.

Çünkü gerçek huzur, başkasının hayatına bakmayı bıraktığımız gün başlar.

–¦—¦—¦–

Musa Özdemir / 16 Haziran 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL