
KÖŞE YAZISI ¦ BAŞBAĞLAR UNUTULAN DEĞİL, UNUTTURULAN ACI / 06 Temmuz 2026
Tarih, yalnızca yaşananları değil, unutturulmak istenenleri de kaydeder.
Bazı olaylar vardır ki; üzerinden yıllar geçse de kapanmaz.
Çünkü zaman, adaletin yerini tutmaz.
Gerçek örtülebilir, dosyalar raflara kaldırılabilir, tanıklar susabilir, ancak vicdan hiçbir zaman susmaz.
Başbağlar Katliamı da işte böyle bir yaradır.
5 Temmuz 1993’te Erzincan’ın Başbağlar köyünde yaşanan katliam, yalnızca masum insanların canına kasteden bir saldırı değil, aynı zamanda milletimizin ortak hafızasına vurulan derin bir darbedir.
O gece kaybedilen sadece canlar değildi.
Adalete olan güven de ağır yara aldı.
Aradan uzun yıllar geçti.
Acılar dinmedi.
Sorular cevapsız kaldı.
Ve en önemlisi, toplum vicdanını tatmin edecek bir adalet duygusu tam anlamıyla tesis edilemedi.
Bir devletin gerçek gücü, yalnızca suç işleyenleri cezalandırmasında değil, karanlıkta bırakılmış olayları bütün yönleriyle aydınlatabilmesinde gizlidir.
Adalet, sadece mahkeme kararlarından ibaret değildir. Adalet, hakikatin ortaya çıkarılması, mağdurun sesinin duyulması ve toplumun vicdanının huzura kavuşmasıdır.
Hiçbir katliam arasında ayrım yapılamaz.
Masum insanların hayatını hedef alan her saldırı, kim tarafından yapılırsa yapılsın insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Acının kimliği olmaz. Gözyaşının dili olmaz. Vicdanın tarafı olmaz.
Bugün faili meçhul dosyalar yeniden değerlendiriliyor, geçmişin karanlık sayfaları aralanıyorsa, Başbağlar da aynı ciddiyet ve kararlılıkla ele alınmalıdır.
Hukukun görevi geçmişi unutmak değil,geçmişte karanlıkta kalmış gerçekleri ortaya çıkarmaktır.
İstenen şey intikam değildir.
İstenen, hakikatin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması, varsa eksik kalan soruşturmaların tamamlanması ve adaletin hiçbir gölgeye teslim edilmeden tecelli etmesidir.
Güçlü devlet, geçmişinden korkan değil, geçmişindeki karanlık noktaları hukuk içinde aydınlatabilen devlettir.
Başbağlar sadece bir köyün adı değildir.
Başbağlar, adalet bekleyen insanların, susmayan vicdanların ve hakikatten vazgeçmeyen bir milletin ortak hafızasıdır.
Unutmayalım ki;
Adalet gecikebilir.
Hakikat gizlenebilir.
Fakat vicdan hiçbir zaman zamanaşımına uğramaz.
Başbağlar’ın acısını diri tutmak, kin üretmek değil, hukuku ve adaleti ayakta tutmaktır. Çünkü ancak adaletin eksiksiz tecelli ettiği bir ülkede, geleceğe güvenle bakılabilir.
Başbağlar unutulmamalıdır.
Çünkü unutulan acılar tekrar eder,yüzleşilen acılar ise milletlerin vicdanını güçlendirir.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 06 Temmuz 2026
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)