
KÖŞE YAZISI ¦ HAKİKATTEN RAHATSIZ OLANLARIN EN BÜYÜK SİLAHI İFTİRADIR.. / 08 Temmuz 2026
Son aylarda sahte sosyal medya hesapları üzerinden yürütülen sistematik karalama girişimlerinin yeniden hız kazandığını görüyoruz.
Aynı dil, aynı yöntem, aynı hedef…
Bu tablo, sıradan bir sosyal medya tartışmasının çok ötesinde bir görüntü vermektedir.
Amaç, hakikati gölgelemek, kişileri itibarsızlaştırmak ve kamuoyunu farklı bir yöne sevk etmektir.
Anlaşılan o ki birilerini ciddi şekilde rahatsız etmişiz.
Belki bazı gerçeklere tanıklık ettik…
Belki bazı hesapların bozulmasına vesile oldum…
Belki de konuşulmaması istenen konuların konuşulmasına neden olduk.
İnsan ister istemez şu soruları soruyor.
Bu telaş neden?
Bu hazımsızlık niçin?
Susturulmak istenen kimdir?
Yoksa susturulmak istenen kişiler değil, ortaya çıkmasından çekinilen gerçekler midir?
Daha da düşündürücü olan ise, bütün bunlar yaşanırken sorumluluk makamında bulunanların sergilediği sessizliktir.
Topluma karşı sorumluluk taşıyan makamlar, yaşananları görmezden gelme lüksüne sahip değildir.
Ortada kamuoyunu etkileyen sistematik karalama girişimleri varsa, buna kayıtsız kalınması vicdanlarda haklı olarak soru işaretleri oluşturur.
Neden üç maymun oynanıyor?
Neden bu kirli dile karşı açık ve net bir duruş sergilenmiyor?
Neden iftira düzeni karşısında sessizlik tercih ediliyor?
Çünkü bazen sessizlik, sadece susmak değildir, haksızlığın büyümesine imkân tanımaktır.
Hiç kimse bulunduğu makamın sağladığı güçle sorumluluktan kaçamaz.
Makamlar, zor zamanlarda adaletin yanında durabilenler için anlam taşır. Aksi hâlde unvanlar gelir geçer, geriye yalnızca vicdanların verdiği hüküm kalır.
Şerefimize, haysiyetimize ve onurumuza dil uzatacak kadar ölçüsünü kaybedenler şunu iyi bilmelidir ki;
Dün sonuç alamayanlar, bugün de aynı yöntemlerle sonuç alamayacaktır.
Beklenen amaç yine hasıl olmayacaktır.
Ne şahsıma, ne İl Başkanımıza ne de Başkan Yardımcımıza yönelik yürütülen karalama girişimleri bizi inandığımız değerlerden ve doğru bildiğimiz yoldan bir adım dahi geri attıramayacaktır.
İsimsiz hesapların arkasına saklanarak cesaret gösterisi yaptığını zannedenler şunu unutmasın,
Gerçek cesaret, kimliğini gizleyerek iftira atmak değil, hukuk ve vicdan önünde sözünün arkasında durabilmektir.
Hakikatin üzerini geçici olarak örtebilirsiniz…
Algılar oluşturabilirsiniz…
İftiralar üretebilirsiniz…
Fakat hiçbiriniz hakikatin yürüyüşünü durduramazsınız.
Hakikatin önünde eninde sonunda bütün maskeler düşer.
O gün geldiğinde yalnızca iftirayı atanlar değil, buna göz yumanlar, sessiz kalanlar, görmezden gelenler ve sorumluluğunu yerine getirmeyenler de kamuoyunun ve vicdanların huzurunda kendi paylarına düşen değerlendirmeyle karşı karşıya kalacaktır.
Biz tehditlerden korkmadık, algı operasyonlarından da korkmayacağız.
Doğrudan ayrılmayacağız.
Susmayacağız.
Ve hiç kimsenin kurduğu kirli düzenin bir parçası olmayacağız.
Çünkü biliyoruz ki; hakikatin gecikmesi mümkündür, ancak mağlup edilmesi asla mümkün değildir.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 08 Temmuz 2026
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)