“Kol kırılır, yen içinde kalır”

“Kol kırılır, yen içinde kalır”

KÖŞE YAZISI ¦ “Kol kırılır, yen içinde kalır” / 09 Temmuz 2026

Hayat insana birçok şey öğretir.
Kimi zaman bir dostun omzunda, kimi zaman da hiç beklemediğin insanların tavırlarında hayatın gerçek yüzünü görürsün.

En acı ders ise budur, Menfaatler bittiğinde, maskeler düşmeye başlar. Dün aynı sofrayı paylaştığın, aynı davaya omuz verdiğin insanlar, çıkarları değiştiğinde seni yalnız bırakmakla kalmaz,bazen en ağır saldırıyı da yine onlar yapar.

İnsan, düşmanından gördüğü kötülüğe hazırlıklıdır.
Çünkü düşmanın tavrı bellidir.
Fakat dost bildiklerinden gelen kırgınlık, insanın yüreğinde çok daha derin izler bırakır.
İşte o zaman anlarsın ki aynı yolda yürümek, aynı karaktere sahip olmak anlamına gelmiyor.

Aylardır şahsıma, aileme ve itibarımıza yönelik yapılan haksızlıklar, iftiralar ve karalama girişimleri bitmedi. Belki de bitmeyecek.
Hayatın bize yüklediği imtihanlardan biriside budur.

Kırıldık,üzüldük, ama hiçbir zaman öfkemizi aklımızın önüne koymadık.
Çünkü biliyoruz ki hırsla verilen kararlar insanı hakikatten uzaklaştırır, öfkeyle atılan adımlar ise vicdanı yaralar.

Ben herkes gibi olamam.

Herkes nefsinin sesini dinleyebilir; ben vicdanımın sesini dinlemek zorundayım.

Herkes günü kurtarmanın hesabını yapabilir,ben ömrün sonunda nasıl hatırlanacağımın hesabını yapmak zorundayım.

Benim ülkücülük anlayışım, kinle hareket etmek değil, vakarını korumaktır. Haksızlığa uğrasa bile adaletten ayrılmamaktır. Şahsıma ne yapılırsa yapılsın, inandığım değerleri birkaç kişinin yanlışına kurban etmemektir.

Çünkü dava, kişilerden büyüktür. Makamlar geçicidir, menfaatler gelip geçer. Geriye kalan ise insanın karakteri, ahlakı ve bıraktığı izdir.

Ben bugüne kadar bölenlerden olmadım.

Yıkanlardan olmadım.

İnsanları birbirine düşürenlerden olmadım.

Bundan sonra da olmayacağım.

İnanıyorum ki gerçek güç, intikam almakta değil, öfkesine hâkim olabilmektedir.
Gerçek mücadele,nefsini yenebilmektir.

Ve şunu da hiç unutmuyorum ki;

Herkes yaptıklarıyla imtihan olduğu kadar, yapmadıklarıyla da imtihan olacaktır.

Konuşan da hesabını verecektir, susan da…

Haksızlık yapan da hesabını verecektir, haksızlık karşısında üç maymunu oynayan da…

İyilik eden de yaptığının karşılığını görecektir, kötülüğe göz yuman da yaptığının ve yapmadığının hesabını verecektir.

Ben de bu imtihandan müstesna değilim.

Ben de yaptıklarımla ve yapmadıklarımla Allah’ın huzurunda hesap vereceğim.

Bu yüzden ne öfkemin esiri olacağım ne de nefsimin.

Duruşumu bozmayacağım.

İlkelerimden vazgeçmeyeceğim.

Hak bildiğim yoldan ayrılmayacağım.

Gerisini ise zamana değil, her şeyi hakkıyla bilen ve adaletle hükmeden Yüce Allah’a bırakıyorum.

–¦—¦—¦–

Musa Özdemir / 09 Temmuz 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL