İki Yüzlülüğün Kazananı Yoktur

İki Yüzlülüğün Kazananı Yoktur

KÖŞE YAZISI ¦ İki Yüzlülüğün Kazananı Yoktur / 13 Temmuz 2026

Toplumları ayakta tutan şey, güçlü olanların iradesi değil; vicdan sahibi insanların varlığıdır. Ne var ki her dönemde doğrularından taviz vermeyen insanlar, yanlışın sahiplerini rahatsız etmiştir. Çünkü doğruluk, çıkar üzerine kurulmuş düzenlerin en büyük düşmanıdır.

Hayatın bana öğrettiği en önemli gerçeklerden biri şudur.

İnsanlar çoğu zaman size verdiğiniz zarardan dolayı değil, eğilmeyen duruşunuzdan dolayı düşman olurlar.
Siz kimsenin adamı olmaz, menfaat hesaplarına ortak olmaz, rüzgâra göre yön değiştirmezseniz, birilerinin hedefi hâline gelirsiniz. Mesele sizin ne yaptığınız değil, neyi temsil ettiğinizdir.

Asıl rahatsızlık, kimseye eyvallah etmeyen bir karakterdir.

Çünkü dik duran insan satın alınamaz, korkutulamaz ve kolayca yönlendirilemez.

İşte bu yüzden doğrularından vazgeçmeyen insanlar, çıkar peşinde koşanların en büyük engelidir.

Günümüzde en büyük ahlaki sorunlardan biri de iki yüzlülüktür. Yüzünüze gülüp arkanızdan kuyu kazanlar, aynı masada dostluk konuşup başka ortamlarda itibarınıza saldıranlar, dün omuz omuza yürüdüğü insanı bugün menfaati uğruna inkâr edenler,

Ne yazık ki bunlar artık istisna değil, sıradan davranışlar hâline getirilmeye çalışılıyor.

Oysa karakter, insanın kalabalıkların içinde nasıl göründüğüyle değil, kimsenin olmadığı yerde nasıl davrandığıyla ölçülür.

Daha acı olan ise yanlışın değil, yanlışa gösterilen tepkinin yargılanmasıdır.

Yanlış yapanın sesi kısılmaz, yanlışı dile getiren susturulmak istenir. Gerçeği söyleyen problemli ilan edilir, algıyı yöneten ise haklı gösterilmeye çalışılır.

Fakat hakikatin değişmeyen bir özelliği vardır.

Üzeri ne kadar örtülürse örtülsün, zamanı geldiğinde mutlaka ortaya çıkar. Çünkü yalanın ömrü kısadır, algının ömrü daha da kısadır. Kalıcı olan yalnızca gerçektir.

Ben hiçbir zaman insanların yüzüne başka, arkasından başka konuşmayı marifet saymadım. Menfaat uğruna doğrularımdan vazgeçmedim. Güçlünün yanında görünmek için zayıfı ezmedim.
Makam uğruna susmadım, çıkar uğruna vicdanımı satmadım.

Belki bu yüzden bazı kapılar bana kapandı.

Belki bu yüzden bazı insanlar beni sevmedi.

Ama biliyorum ki insanı büyük yapan, kaç kişinin alkışladığı değil; kaç yanlışın karşısında dimdik durabildiğidir.

İki yüzlülük kısa vadede kazandırabilir.
Algılar bir süre insanları etkileyebilir. İftiralar bir dönem karşılık bulabilir.

Fakat zaman, herkesin maskesini düşüren en büyük hakemdir.

O gün geldiğinde,ne kurulan oyunların, ne gizli hesapların, ne de sahte dostlukların bir anlamı kalacaktır.

Çünkü geriye sadece karakter kalır.

Ve insan, en sonunda söyledikleriyle değil, yaşadığı gibi hatırlanır.

–¦—¦—¦–

Musa Özdemir / 13 Temmuz 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL