KAZANMAK, SADECE DÜNYAYI KAZANMAK DEĞİLDİR

KAZANMAK, SADECE DÜNYAYI KAZANMAK DEĞİLDİR

KÖŞE YAZISI ¦ KAZANMAK, SADECE DÜNYAYI KAZANMAK DEĞİLDİR / 14 Temmuz 2026

Hayatın en büyük yanılgılarından biri, kazancı sadece para, makam ve güçle ölçmektir.

Oysa insanın gerçek değeri, ne kadar kazandığıyla değil, nasıl kazandığıyla ölçülür.

Bugün hileyle yükselenler, yalanla yol alanlar, ihaneti zekâ zannedenler, insanların güvenini menfaat uğruna satanlar belki alkışlanıyor olabilir. Belki kalabalıklar onları başarılı görüyor olabilir. Fakat hakikatin terazisinde hiçbir haram kazanç, hiçbir yalan ve hiçbir ihanet ağır gelmez.

Allah’ın kurduğu düzende hiçbir hesap sahipsiz değildir.

Ben inanıyorum ki;

Dürüstler kazanır.
Çünkü doğruluk, insanın omuzlarında taşıdığı en büyük şereftir.
Doğrular kazanır.
hakikatin yolu bazen uzun olabilir ama sonu mutlaka selamettir.

Allah korkusunu kalbinde taşıyanlar kazanır.
Allah’tan korkan, kuldan korkmaz, menfaat uğruna eğilmez, karakterini pazarlık konusu yapmaz.

Ahlâklılar kazanır.
Ahlâk, insanın sahip olduğu en büyük servettir.
Kimseyi aldatmayanlar kazanır.

Güven, bir ömürlük sermayedir.
Bir kez kaybedildiğinde ne para geri getirir ne de makam.
Bugün bazı insanlar kazanıyor gibi görünebilir.

Yalanla…
İftirayla…
İhanetle…
İkiyüzlülükle…
Başkalarının emeğini çalarak…
Fakat bunların hiçbiri gerçek bir zafer değildir.

Dünya, sadece görünen taraftan ibaret değildir.

İlâhî adalet bazen sessizdir ama asla yok değildir. Zamanı geldiğinde öyle bir tecelli eder ki, insan kendi kurduğu tuzağın içinde hesap vermeye başlar.

Rızkı veren Allah’tır.
Üç kuruşluk menfaat için yalan söylemek, insanları kandırmak, dostluğu satmak ne insanlığa yakışır ne de Müslümanlığa.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bunun ölçüsünü tek cümleyle ortaya koymuştur.

“Bizi aldatan bizden değildir.”
Bu hadis, sadece okunacak bir söz değil, hayatın merkezine yerleştirilmesi gereken ilahî bir ölçüdür.

Ben artık kimseyle hesaplaşmanın peşinde değilim.

Biliyorum ki, en büyük hesap görücü Allah’tır.
İntikam peşinde koşmak yerine ilâhî adalete güvenmeyi tercih ediyorum.

Ne gereksiz ikiyüzlü insanlar için dilimi kirleteceğim,
Ne kalbimi kinle dolduracağım…
Ne de ömrümü değmeyecek insanların peşinde tüketeceğim.

Bazı hesapları insan değil, zaman çözer.
Bazı davaları mahkemeler değil, kader sonuçlandırır.
Ve bazı cezaları da yalnızca Allah verir.

Gün gelir…
Devran döner.
İhanet eden de, yalan söyleyen de, kıskançlıkla yaşayan da, ikiyüzlü davranan da yaptığının karşılığını mutlaka görür.

Belki bu dünyada…
Belki yarın…
Belki yıllar sonra…
Ama mutlaka görür.
Asıl mesele dünyayı kazanmak değildir.
Asıl mesele, dünyadan ayrılırken vicdanını, ahlâkını ve imanını kaybetmemektir.

Dünya fanidir.
Makam fanidir.
Servet fanidir.
Alkış fanidir.
Geride kalacak olan ise sadece karakterimiz, amellerimiz ve Rabbimizin huzuruna götürebildiğimiz temiz bir vicdandır.

Gerçek kazananlar,hem dünyasını doğrulukla yaşayan, hem de ahiretini güzel ahlâkla inşa edenlerdir.

Ebedî olan kazanç, yalnızca Allah’ın rızasını kazanabilmektir.

–¦—¦—¦–

Musa Özdemir / 14 Temmuz 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL