15 Temmuz Bitmeyen Mücadele, Sönmeyen Hafıza

15 Temmuz Bitmeyen Mücadele, Sönmeyen Hafıza

KÖŞE YAZISI ¦ 15 Temmuz Bitmeyen Mücadele, Sönmeyen Hafıza / 14 Temmuz 2026

Tarih, sadece geçmişte yaşanan olayların kronolojik sıralaması değildir. Tarih, milletlerin hafızası, devletlerin tecrübesi ve gelecek nesillere bırakılan en büyük mirastır.
Bu yüzden bazı tarihler vardır ki üzerinden yıllar geçse de anlamını yitirmez. Aksine, zaman geçtikçe değeri daha iyi anlaşılır.
İşte 15 Temmuz da böyle bir tarihtir.

Aradan on yıl geçti…

Ancak 15 Temmuz’u yalnızca bir geceden ibaret görmek, yaşanan ihaneti eksik okumak olur.

15 Temmuz, tankların sokaklara çıktığı, savaş uçaklarının kendi milletini bombaladığı, silahların Türk insanına doğrultulduğu karanlık bir gecenin adı olmanın çok ötesindedir. O gece, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bağımsızlığına, millî egemenliğine ve millet iradesine karşı planlanmış çok katmanlı bir işgal girişimidir.

Milletin vergileriyle alınan silahların millete çevrilmesi, devletin üniformasını taşıyanların devlete silah doğrultması, tarihin kaydettiği en büyük ihanetlerden biri olarak hafızalara kazınmıştır.

Fakat hesap edemedikleri bir gerçek vardı…

Bu millet, bin yıldır olduğu gibi yine vatanına sahip çıktı.

Meydanları dolduran milyonlar, yalnızca bir darbeyi durdurmadı.
Aynı zamanda Türkiye’nin geleceğini karanlığa teslim etmek isteyen küresel hesapları da bozdu.
Çünkü bu millet, söz konusu vatan olduğunda canını ortaya koymaktan hiçbir zaman çekinmedi, çekinmeyecektir.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı şu tarihî uyarı ise bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır.

FETÖ ile mücadele geçmişte kalmış bir mesele değildir. İhanetin yöntem değiştirmesi, ihanetin sona erdiği anlamına gelmez.

Bu söz, sadece bir siyasi değerlendirme değil,aynı zamanda devlet aklının ve tarih şuurunun ifadesidir.

İhanet, her zaman aynı yüzle karşımıza çıkmaz.

Bazen üniforma giyer…
Bazen kravat takar…
Bazen ekranlardan konuşur…Bazen sosyal medyada algı üretir…
Bazen de dost maskesiyle devletin en mahrem noktalarına sızmaya çalışır.

Yöntem değişebilir…

Ama hedef değişmez.

Hedef,Türkiye Cumhuriyeti’nin birlik ve bütünlüğünü zayıflatmak, millet ile devlet arasındaki güven bağını koparmak ve millî iradeyi teslim almaktır.

Bu sebeple FETÖ ile mücadele, yalnızca dünün değil, bugünün ve yarının da meselesidir.

Çünkü unutulan her ihanet yeniden filizlenir.

Gevşetilen her mücadele, yeni tehditlere kapı aralar.

15 Temmuz’un bize bıraktığı en büyük ders, güçlü devletin ancak şuurlu bir milletle ayakta kalabileceğidir.
Devletine sahip çıkan, tarihini unutmayan ve ihanet karşısında tek yürek olabilen milletler, hiçbir karanlık odağın esiri olmaz.

Bugün bize düşen görev, şehitlerimizin emaneti olan bu vatanı aynı kararlılıkla korumak, birlik ve beraberliğimizi muhafaza etmek ve ihanetin hangi kılığa bürünürse bürünsün karşısında dimdik durmaktır.

Tarih, unutanları değil, ders çıkaranları yazar.

Ve Türk milleti, tarih boyunca olduğu gibi bundan sonra da bayrağına, devletine ve bağımsızlığına uzanan her kirli eli kıracak iradeye, inanca ve kudrete sahiptir.

–¦—¦—¦–

Musa Özdemir / 14 Temmuz 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL