Küllerinden Doğan Hafıza

Küllerinden Doğan Hafıza

KÖŞE YAZISI ¦ Küllerinden Doğan Hafıza / 16 Temmuz 2026

Bir kitabı yakabilirsiniz…
Ama o kitabın içinde yaşayan bir milletin hatıralarını, acılarını, sevinçlerini ve asırların birikimini yakamazsınız.

Ne var ki tarih, bunu defalarca denemiştir.

Çünkü kültürünü yok etmek istediğiniz bir milleti önce hafızasından vurursunuz. Destanlarını unutturur, kütüphanelerini sessizliğe gömer, geçmişiyle arasındaki köprüleri yıkarsınız.
Geriye ise köklerini arayan, kim olduğunu sorgulayan nesiller kalır.

Yaşar Kemal’in yıllar önce dile getirdiği şu serzeniş, aslında yalnızca geçmişe değil, geleceğe de yapılmış güçlü bir uyarıdır.

Tekke ve dergâhlar kapatılabilir, bu, dönemin siyasi tercihidir.

Ancak o mekânlarda asırların birikimi olan el yazmaları, destanlar ve kültürel miras neden yok edildi?

Dede Korkut sadece bir kitap değildir.
O; Türk milletinin hafızasıdır, vicdanıdır, töresidir ve karakteridir.
Her satırında bir medeniyetin izleri, her hikâyesinde bir milletin ruhu vardır.

Bir milletin kültürünü silmenin en kolay yolu, onun yazılı hafızasını yok etmektir. Kitaplar yalnızca kâğıttan ibaret değildir, onlar medeniyetlerin sesidir. Yakılan her eserle birlikte bir düşünce, bir hatıra ve belki de bir daha asla yerine konulamayacak eşsiz bir miras da yok olur.

Bugün bize düşen görev, geçmişin acılarını yeniden üretmek değil, o acılardan ders çıkararak elimizde kalan mirasa sahip çıkmaktır.
Kütüphanelerimizi zenginleştirmek, gençlerimizi Dede Korkut’la, Yunus Emre’yle, Hoca Ahmet Yesevî’yle ve bu toprakların bütün irfan mirasıyla buluşturmaktır.

Bir millet ancak hafızası kadar güçlüdür.

Kökünü unutan ağaç nasıl ilk fırtınada devrilirse, tarihini ve kültürünü unutan toplumlar da ilk savruluşta kimliklerini kaybeder.

Kültür, bir milletin nefesidir.O nefesi korumak ise sadece geçmişe değil, geleceğe karşı da en büyük sorumluluğumuzdur.

–¦—¦—¦–

Musa Özdemir / 16 Temmuz 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL