
KÖŞE YAZISI ¦ Hakikati Duymaya Hazır Olmayanlara / 27 Temmuz 2026
İnsan, önce kendine karşı dürüst olmayı öğrenmeden başkasına karşı adil olamaz.
Hayattaki en büyük yanılgılardan biri de, herkesi doğrularla değiştirebileceğimizi sanmaktır. Oysa bazı insanlar gerçeği bilmedikleri için değil, onu kabul ettiklerinde yüzleşmek zorunda kalacakları hakikatten korktukları için görmezden gelirler.
Kendi yanlışını göremeyen birine doğruluğu anlatmaya çalışmak, görmeyen birine renkleri tarif etmeye benzer. Siz ne kadar sabırla anlatırsanız anlatın, o yalnızca görmek istediğini görecektir.
İnsanın gözünü kapatan şey cehalet değil, kibir, önyargı ve nefsidir.
Bazıları gerçeği aramak için değil, haklı çıkmak için konuşur. Dinler gibi yaparlar ama aslında sadece cevap vermek için beklerler. Böyle insanlarla girilen her tartışma, hakikatin değil, egoların yarışına dönüşür.
İşte tam da bu yüzden, hayatın her kavgasına dahil olmak zorunda değilsiniz. Her yanlışı düzeltmek, her iftiraya cevap vermek, her haksızlığı tek tek anlatmaya çalışmak zorunda da değilsiniz.
Bazı kulaklar duymaya, bazı gönüller anlamaya çoktan kapanmıştır.
Olgunluk, her söze cevap vermek değil, hangi söze sessiz kalacağını bilmektir. Herkesi ikna etmeye çalışmak yerine, kendi vicdanının huzurunu koruyabilmektir.
Zira insanın gerçek gücü, gürültü çıkarabilmesinde değil; gerektiğinde sükunetle yoluna devam edebilmesindedir.
Bazen en ağır cevap tek bir kelime değildir. Ne öfke, ne intikam, ne de uzun cümleler…
Bazen en güçlü cevap, arkanı dönüp yürümektir.
Bazı insanlar kaybettiklerini, ancak artık size ulaşamadıklarında anlarlar. Bazı dersler sözle değil, yokluğun sessizliğiyle verilir.
Hakikat ise kendini ispat etmeye ihtiyaç duymaz. Zaman, doğruların en sadık şahididir. İnsanlar bugün anlamasa da, vicdan sustuğunda zaman konuşur, o konuştuğunda ise hiçbir mazeretin hükmü kalmaz.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 27 Temmuz 2026
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)