
KÖŞE YAZISI ¦ Hırsın Sonu Hüsrandır.. / 30 Temmuz 2026
Tarih boyunca insanı en fazla değiştiren şeylerden biri makam olmuştur. Aslında değiştiren makam değil, makamın ortaya çıkardığı karakterdir. Çünkü yetki, insanın içinde gizli kalan duyguları büyütür, niyetleri görünür hâle getirir.
Makamı bir emanet olarak görenler, ayrıldıklarında geride hayırla anılan eserler bırakırlar.
Makamı kendi şahsi mülkü gibi görenler ise, koltuktan kalktıkları gün yalnızca kırgınlıkları, tartışmaları ve kötü hatıraları geride bırakırlar.
Siyasi hayatın inişleri ve çıkışları vardır.
Dün güçlü görünenlerin bugün sıradanlaştığına, dün sessiz kalanların ise yarın söz sahibi olduğuna defalarca şahit olduk. Hayatın olağan akışı budur. Hiçbir makam ebedî değildir, hiçbir güç sınırsız değildir.
Ne var ki bazı insanlar, geçici yetkiyi kalıcı kudret zannetme yanılgısına düşer. Hırs, ölçüsünü kaybettiğinde başarı arzusundan çıkar, hükmetme arzusuna dönüşür. Ardından kibir gelir. Kibir ise insanın yalnızca başkalarını küçümsemesine neden olmaz,kendi yanlışlarını da göremeyecek kadar körleştirir.
İşte bu noktada benmerkezcilik başlar. Her eleştiriyi saldırı, her farklı fikri ihanet, her itirazı düşmanlık olarak gören bir anlayış ortaya çıkar. Etrafında yalnızca alkışlayanları görmek isteyenler, zamanla hakikati söyleyecek tek bir insan bile bulamaz. Çünkü korkunun olduğu yerde samimiyet, çıkarın olduğu yerde sadakat yaşayamaz.
Oysa devlet yönetimi de siyaset de istişareyle güç kazanır. Farklı seslerden rahatsız olanlar, bir süre sonra kendi yankılarının içinde kaybolurlar. En büyük yanılgı da tam burada başlar kendisini vazgeçilmez sanmak…
Hiç kimse vazgeçilmez değildir. Makamlar değişir, unvanlar değişir, koltuklar el değiştirir. Değişmeyen tek şey, insanın arkasında bıraktığı izdir. O iz ya adaletle hatırlanır ya da kibirle…
Toplumun hafızası güçlüdür. İnsanlar söylenen sözleri unutabilir, fakat kendilerine nasıl davranıldığını unutmaz. Adaletle yaklaşanı da hatırlar, kibirle tepeden bakanı da…
Bugün sahip olunan güç, yarının garantisi değildir. Güce güvenerek insanları değersiz görenler, gün gelir aynı yalnızlığın içinde kendi seslerinden başka kimseyi duyamazlar.
Hayat, makamın değil karakterin imtihanıdır.
Ve bu imtihanın sonunda kazanan,en yüksek koltuğa oturan değil, en dik duruşu sergileyendir.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 30 Temmuz 2026
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)