
KÖŞE YAZISI ¦ İSTANBUL’DAN GÖÇÜN BEŞİNCİ ADRESİ TOKAT; PEKİ, GELENLER KALACAK MI? / 03 Kasım 2026
Bir şehrin geleceğini yalnızca nüfusunun büyüklüğü değil, insanların o şehirde yaşama ve gelecek kurma isteği belirler.
Türkiye’nin en büyük metropolü İstanbul’dan Anadolu’ya yönelen göç hareketi, son yıllarda dikkat çekici bir boyuta ulaştı. TÜİK’in 2025 yılı iç göç verileri ise Tokat açısından üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir tablo ortaya koyuyor.
İstanbul’dan en fazla göç alan iller sıralamasında Tokat, beşinci sırada yer aldı.
Verilere göre İstanbul, 2025 yılında 371 bin 258 kişi göç verirken, bu insanların 13 bin 97’si Tokat’ı tercih etti.
Kocaeli, Tekirdağ, Ankara ve İzmir’in ardından Tokat’ın gelmesi elbette dikkat çekici. Ancak burada asıl mesele, kaç kişinin geldiğinden çok, neden geldiği ve Tokat’ta nasıl bir gelecek bulduğudur.
İstanbul’un ağırlaşan yaşam koşulları, yüksek kiralar, geçim sıkıntısı, trafik, deprem endişesi ve büyükşehir hayatının getirdiği yorgunluk, insanları farklı arayışlara yöneltiyor olabilir.
Kimileri doğduğu topraklara dönmek, kimileri ailesine yakın olmak, kimileri de daha huzurlu bir yaşam kurmak istiyor.
Ancak memlekete dönmek başka, memlekette tutunabilmek başka bir meseledir.
Tokat’ın 2025 yılında 32 bin 800 kişi göç alırken 32 bin 220 kişi göç vermesi, üzerinde durmamız gereken gerçeği açıkça gösteriyor.
Bir taraftan insanlar Tokat’a geliyor, diğer taraftan binlerce insanımız başka şehirlerde gelecek arıyor.
Öyleyse kendimize şu soruyu sormalıyız….
Tokat insanları kendisine çekiyor ama onları burada tutabilecek ekonomik ve sosyal imkanları yeterince sunabiliyor mu?
Bir şehir yalnızca tarihiyle, doğal güzellikleriyle ve kültürel zenginliğiyle gelişmez. Üretimle, yatırımla, istihdamla, eğitimle ve gençlerine sunduğu fırsatlarla büyür.
Gençlerimiz iş bulmak için başka şehirlere gitmek zorunda kalıyorsa, girişimcilerimiz yatırım yapacak ortamı bulamıyorsa, ailelerimiz gelecek kaygısı taşıyorsa göç rakamlarının sevindirici olması tek başına yeterli değildir.
Tokat’ın tarımda, sanayide, turizmde ve ticarette değerlendirilmesi gereken ciddi bir potansiyeli var. Mesele, bu potansiyeli doğru planlamayla ekonomik güce ve kalıcı istihdama dönüştürebilmektir.
Burada yerel yönetimlere, siyasi temsilcilere, kamu kurumlarına, iş dünyasına ve sivil toplum kuruluşlarına önemli sorumluluklar düşüyor.
Tokat’ın geleceği günlük siyasi tartışmaların ötesinde, ortak akılla ve uzun vadeli bir kalkınma anlayışıyla ele alınmalıdır.
Bir şehrin başarısı, yalnızca kaç kişinin geldiğiyle değil, kaç kişinin orada umutla yaşamaya devam ettiğiyle ölçülür.
Bugün İstanbul’dan Tokat’a gelen 13 bin kişiyi konuşuyoruz.
Yarın Tokat’tan ayrılmak zorunda kalmayan gençlerimizi, kendi şehrinde iş kurabilen girişimcilerimizi ve geleceğini doğduğu topraklarda gören insanlarımızı konuşabilmeliyiz.
Tokat’a dönmek bir özlem, Tokat’ta kalmak ise güçlü bir tercih olmalıdır.
Asıl hedefimiz, insanların yalnızca memleket hasretiyle döndüğü değil, geleceğini güvenle kurabildiği bir Tokat olmalıdır.
Çünkü mesele sadece göç almak değil, insanlarımıza kendi memleketlerinde kalabilecekleri bir gelecek sunabilmektir.
–¦—¦—¦–
Handenur ÖZDEMİR / 03 Kasım 2026
Yıldız Teknik Üniversitesi
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)