
–♦—♦—♦– MISIR: ENVER SEDAT ÖNCESİ ve SONRASI –♦—♦—♦–
Ortadoğu tarihine baktığımızda, bazı liderler vardır ki attıkları bir adım, yalnızca kendi ülkelerini değil, tüm coğrafyanın kaderini değiştirir. İşte Enver Sedat, bu liderlerden biridir. Onun adı geçtiğinde bazıları bir kahramanı, bazıları ise bir “hain”i hatırlar. Oysa Enver Sedat’ı anlamadan, Ortadoğu’nun bugününü anlamak mümkün değildir.
–♦—♦—♦–
Tarihi Konuşma: 16 Kasım 1977
Tüm dünya, 16 Kasım 1977 günü adeta donup kalmıştı. Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat, İsrail Parlamentosu’nda konuşma yaparak, İsrail’i tanıyan ilk Arap lider oldu. Bu cesur hamle, Arap liderler arasında büyük bir kırılma yarattı. Sedat’ın amacı açıktı: Mısır halkının güvenliği, ekonomik refahı ve Sina Yarımadası’nın geri alınması.
Ancak bu tarihi adım, Filistin davası için ciddi bir gerilemeye sebep oldu. Çünkü Filistin, bu süreçte masada yoktu. Haritalar çizildi, sınırlar belirlendi ama Filistin halkının iradesi dikkate alınmadı.
–♦—♦—♦–
Camp David ve Barışın Bedeli
17 Eylül 1978’de ABD’de yapılan Camp David görüşmelerinde, Enver Sedat, İsrail Başbakanı Menahem Begin ve ABD Başkanı Jimmy Carter arasında tarihi bir antlaşma imzalandı. Bu antlaşma ile Mısır, İsrail’i tanıdı ve Sina Yarımadası’nı geri aldı.
Bu gelişme, diplomatik bir zafer gibi görünse de, Arap dünyasında infial yarattı. Irak lideri Saddam Hüseyin ve Libya lideri Muammer Kaddafi, Mısır’a sert tepki gösterdi. Arap Birliği’nde Mısır’ın üyeliği askıya alındı. Sedat, Arap dünyasında yalnızlaştırıldı.
Saddam ve Kaddafi’nin amacı belliydi: Filistin davası üzerinden Arap liderliğini ele geçirmek. Bu hamle, Arap milliyetçiliğini körükledi ama Filistin halkına somut bir katkı sunmadı.
–♦—♦—♦–
Suikast ve Son
6 Ekim 1981’de, Mısır ordusunun 1973’te Süveyş’i geçmesinin yıl dönümünde yapılan resmi törende Enver Sedat suikasta uğradı. Mısır İslami Cihadı mensubu Halid el İslambuli’nin liderliğinde gerçekleştirilen saldırıda, Sedat’ın yanı sıra 11 kişi daha öldürüldü. Törende bulunan birçok yerli ve yabancı üst düzey yetkili de yaralandı.
İronik olan şu ki, Enver Sedat barış yaptığı için bir radikal İslamcı tarafından öldürüldü. Aynı kaderi, yıllar sonra İsrail Başbakanı İzak Rabin de yaşadı; o da Oslo Antlaşması sonrası bir radikal Yahudi tarafından suikasta kurban gitti. Görülüyor ki Ortadoğu’da barışı savunanlar, hem kendi içlerinden hem de karşı cepheden tehdit altındalar.
–♦—♦—♦–
Sedat’ın Mirası
Sedat, Arap liderler içinde savaşmadan toprak kazanan tek liderdir. 1967 ve 1973 savaşlarında kaybettiği Sina Yarımadası’nı diplomasiyle geri aldı. Bu yönüyle başarı elde etti ama aynı zamanda Arap dünyasında “ihanet” damgası yedi.
Saddam ve Kaddafi, bu süreçte Arap gençlerini kışkırttı, propaganda savaşları başlattı. Ancak bugün dönüp baktığımızda, hangisi ülkesi için gerçekten kalıcı bir başarı sağladı? Saddam’ın ve Kaddafi’nin sonu ortada…
Sedat, “Ortadoğu’daki kartların %99’u Amerika’nın elindedir” demişti. Bu söz, onun gerçekçiliğini ve bölgedeki güç dengelerini ne kadar iyi bildiğini gösteriyor. Ama bu realist bakış açısı, onun sonunu getirdi.
–♦—♦—♦–
Filistin Meselesi ve Gerçekler
Bugün Filistin davası hâlâ çözülmüş değil. Aksine daha da parçalanmış durumda. El-Fetih, Hamas, Hizbullah gibi gruplar arasında birlik yok. Hamas’ın bir terör örgütü mü, yoksa özgürlük savaşçısı mı olduğu hâlâ tartışılırken; gerçek olan şu ki, bu yapıların pek çoğu Filistin halkının değil, kendi çıkarlarının peşinde.
Hamas’ın kandan beslenen bir ticari yapıya dönüştüğü, PKK ile yapısal olarak benzeştiği açıkça ortada. Bu ortamda Filistin halkı, acı çeken bir figüran hâline gelmiş durumda.
–♦—♦—♦–
Ve Türkiye…
“Atatürk ne yaptı?” diye soranlara verilecek en net cevap şudur: 23 Arap devleti, bir İsrail ile baş edemezken; biz, Çanakkale’den Sakarya’ya, Antep’ten İzmir’e kaç devletle savaştık? Ortadoğu halkları dış destekle ayakta dururken, Türkiye kendi bağımsızlığını kendi gücüyle kazandı.
–♦—♦—♦–
Sonuç Olarak…
Enver Sedat’ın hikâyesi, Ortadoğu’nun bugünkü çıkmazlarını anlamak için anahtardır. Saddam, Kaddafi ve Sedat üçgeninde gelişen tarihsel süreç, bugün hâlâ bölgede yaşanan sorunların temelini oluşturuyor.
Sedat hain miydi, yoksa vizyoner bir lider mi? Buna karar vermek kolay değil. Ama şunu net olarak söyleyebiliriz: Barış, en az savaş kadar cesaret ister. Ve Sedat bu cesareti gösteren nadir liderlerden biriydi.
–♦—♦—♦–
📆 Tarih: 31 Ağustos 2025
✍️ Köşe Yazısı | Musa Özdemir (Ortadoğu Tarihi ve Siyaseti Üzerine)
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)