
–♦—♦—♦– KÜRT DEVLETİ KURULABİLİR DİYENLER BARIŞTAN DEĞİL, BÖLÜNMEDEN YANA –♦—♦—♦–
TBMM çatısı altında oluşturulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” adı altında toplanan eski Meclis Başkanları, bu milletin hafızasını ve ferasetini sınamaya kalkmasın. Hele hele geçmişi şaibelerle dolu bazı isimlerin, “barış” ve “kardeşlik” söylemleriyle milletin aklıyla alay etmesi, kabul edilemez bir aymazlıktır.
–♦—♦—♦–
Son toplantıda 20. TBMM Başkanı Hikmet Çetin’in sarf ettiği sözler, sadece talihsiz değil; aynı zamanda tehlikelidir:
–♦—♦—♦–
“Kürt devleti kurulabilir ama Türkiye bunun içinde olmayacaktır.”
–♦—♦—♦–
Bu nasıl bir gaflettir? Bu, milletin sinir uçlarına dokunmaktır.
Sorarız: Bu “Kürt devleti” nerede kurulacak? Hangi coğrafyada, hangi milletin toprağı üzerinde?
Türkiye dışında kalacaksa, hangi sınırın ötesinde bu yapının ömrü olacak?
–♦—♦—♦–
Bu tür söylemler, masa başında harita çizenlerin, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ekseninde “yeni devletçikler” hayal edenlerin senaryosudur. İsrail’in “vaadedilmiş topraklar” tahayyülüne paralel, emperyal aklın ürünüdür.
–♦—♦—♦–
Kaldı ki Sayın Çetin’in bu sözleri bir dil sürçmesi değildir. Kendisi geçmişte Kürt Vakfı’nın kurucularındandır. Türk milletinin birliğini “sosyolojik çözümleme” adı altında aşındırma gayretlerinin figüranıdır. Bugün de o eski misyonu kaldığı yerden sürdürmektedir.
–♦—♦—♦–
Bir diğer husus da şudur: Komisyonun bileşenlerine baktığınızda, tamamı bir dönem “çözüm süreci”, “açılım”, “kardeşlik projesi” gibi cilalı kavramlarla bu milleti test etmeye kalkmış isimlerdir.
Ömer İzgi, Cemil Çiçek, İsmet Yılmaz, İsmail Kahraman,
Ve elbette, adı geçince artık söze bile gerek bırakmayan biri; Bülent Arınç.
–♦—♦—♦–
Sayın Arınç, hafızasında her zaman bir “gizli ajanda” barındırmış; gerektiğinde kozmik odayı FETÖ’cü hainlere açacak kadar ileri gitmiş bir figürdür. Bugün de “barış” ve “kardeşlik” gibi yüce kavramları kullanarak toplumu manipüle etme gayretindedir. Bu millet ise geçmişi şaibeli isimlerin barışından değil, milletin evlatlarından gelen aklıselimden yana durmaktadır.
–♦—♦—♦–
Bugünlerde dillendirilen “Terörsüz Türkiye” idealini kimse sulandırmasın.
Bu milletin birliği ve huzuru, terörle müzakere eden değil, terörü tasfiye eden bir anlayışla mümkündür.
Bilge lider Sayın Devlet Bahçeli’nin bu süreçte ortaya koyduğu duruş, günü kurtarma değil; devlet aklı ile geleceği inşa etme çabasıdır.
Türk kimliği, üniter yapı ve millî egemenlik; pazarlık konusu yapılamaz.
–♦—♦—♦–
Evet, bu topraklarda Türk ve Kürt kardeştir. Ama bu kardeşliğin teminatı; Brüksel’de, Washington’da, Kandil’de yazılan metinler değil; Ankara’daki millet iradesidir.
Barış; Kandil’le değil, bu milletin iradesiyle yapılır.
Kardeşlik; bayrakla, ezanla, tarih şuuru ile inşa edilir.
–♦—♦—♦–
Sayın Çetin ve benzerleri şunu çok iyi bilmelidir:
Türk milleti, sizin “akademik çözümleme” ya da “etnik denge” söylemlerinizle yönlendirilemeyecek kadar tecrübeli, ferasetli ve iradelidir.
Bu millet, ne Türk kimliğinden utanır, ne de vatan toprağından taviz verir.
–♦—♦—♦–
Son söz şudur:
Bu milletin sabrı vardır. Ama ihanete asla tahammülü yoktur.
Barış adı altında bölücülüğe kılıf arayanlar bilsin ki; bu topraklarda “devlet içinde devlet” hayal edenlerin rüyası, milletin iradesiyle kâbusa dönüşür.
–♦—♦—♦–
🖋️ Musa Özdemir 09.09.2025
Köşe Yazarı
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)