
KÖŞE YAZISI ¦ ALTINCI HİS, GÖRÜNMEYENİ GÖRMEK DEĞİL, ERKEN FARK ETMEK / 21 Nisan 2026
İnsan bazen bir anın içinde durur,
Ve hiçbir somut veri yokken bir şeylerin olacağını hisseder.
Sebebini açıklayamaz.
Mantık henüz konuşmamıştır.
Ama içerde bir yer,
çoktan kararını vermiştir.
İşte biz buna altıncı his deriz.
Kimi bunu bir yetenek sanır,
kimi doğuştan gelen bir ayrıcalık,
Oysa gerçek çok daha sade,
çok daha insana aittir.
Altıncı his, bir mucize değildir.
Birikmiş farkındalığın hızıdır.
İnsan zihni, sandığımızdan çok daha derin çalışır.
Gözün gördüğü, kulağın duyduğu, kalbin sezdiği her şey,
sessizce bir yerde birikir.
Bir bakış,
Bir ses tonu,
Bir cümledeki küçük bir kırılma,
Hepsi kaydedilir.
Ve gün gelir,
zihin bu parçaları bir araya getirir.
Ama bunu öyle hızlı yapar ki,
sen o süreci yaşamazsın.
Sonucu yaşarsın.
Bu yüzden düşünmezsin
bilirsin.
Birinin niyetini sezersin,
çünkü daha önce o niyetin izlerini görmüşsündür.
Tehlikeyi fark edersin,
çünkü benzer bir karanlığın kokusunu daha önce almışsındır.
Hareket başlamadan okursun,
çünkü o hareketin öncesindeki sessizliği tanırsın.
Zamanın hızını ve yoğunluğunu hissedersin,
çünkü hayatın ritmini çözmüşsündür.
Duyuların keskinleşir,
zihnin sakinleşir.
Karar vermeden doğruya varırsın.
Çünkü aslında o doğru,
çoktan içinde şekillenmiştir.
Ve insan, fark ettikçe yalnızlaşır.
Etrafımda
oyun oynadığını sananlar var.
Dost gibi yaklaşıp
düşmanca tavırlar sergileyenler var.
Daha da önemlisi,
kancıklığı ve kıskançlığı kendisine alışkanlık haline getirenler var.
Evet,
Bunların hepsini hissediyorum.
Ama bu bir kuruntu değil.
Bu, altıncı hissin bana söyledikleridir.
Çünkü bazı insanlar sözleriyle değil,
niyetleriyle görünür.
Ve o niyet,
eninde sonunda kendini ele verir.
Altıncı hisin en güçlü olduğu anlar,
zihnin en sessiz olduğu anlardır.
Çünkü gürültü arttıkça,
algı bulanıklaşır.
Düşünceler çoğaldıkça,
hakikat geri çekilir.
Oysa zihin sustuğunda,
görmek başlar.
İnsan en doğruyu,
en çok düşündüğünde değil,
en çok sustuğunda fark eder.
Bugün birçok insan,
sezgilerini küçümsüyor.
Kanıt yok diyerek geri adım atıyor.
Belki yanılıyorum diyerek iç sesini bastırıyor.
Oysa çoğu zaman,
insanı yanıltan şey sezgisi değil,
onu susturan korkusudur.
Çünkü altıncı his cesaret ister.
Hissettiğini kabul etmek,
gördüğünü inkâr etmemek,
ve iç sesinle yüzleşmek,
Herkesin harcı değildir.
Ve en çok yanlış bilinen gerçek şudur ki;
Altıncı his,
geleceği görmek değildir.
Altıncı his,
olanı herkesten önce fark etmektir.
Gözlerinle değil,
zihninle değil,
birikmiş tecrübenin sessiz diliyle görmektir.
Hayat, herkese aynı sahneyi sunar.
Ama herkes aynı şeyi görmez.
Kimisi bakar,
kimisi fark eder.
Ve fark edenler bilir.
bazı gerçekler anlatılmaz.
Sadece hissedilir.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 21 Nisan 2026
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)