
KÖŞE YAZISI ¦ BİR BABANIN SESSİZ YORGUNLUĞU… / 22 Nisan 2026
Hayat insana birçok yük verir,
geçim derdi, zamanın acımasız akışı, sorumlulukların ağırlığı
Ama bir babayı en çok yoran bunlar değildir.
Bir babayı en çok, kendi evladları yorar.
Çünkü insan, en derin yarayı en yakından alır.
Bir baba, dış dünyanın sertliğine karşı dimdik durabilir,
ancak evladından gelen en küçük kırgınlıkta içten içe çöker.
Sessizce, kimseye belli etmeden,
Bugün birçok evlat, farkında olmadan babasının kalbinde izler bırakabiliyor.
Ne büyük kavgalarla ne de kopuşlarla,
Sadece küçük görülen davranışlarla.
Ses tonunu yükseltmek mesela,
Bir baba için bu, sıradan bir tartışma değildir.
yıllarca koruduğu kalbin incinmesidir.
Sen anlamazsın demek,
Bir ömrü, bir tecrübeyi, birikimi tek cümlede yok saymaktır.
Oysa baba, sen daha yürümeyi bilmezken düşmemeyi öğreten kişidir.
Aramamak, sormamak,
Bir baba bunu dile getirmez;
ama bekler.
Ve o bekleyişin içinde, insanın içini burkan bir sessizlik büyür.
Emeğini sıradan görmek,
İşte en derin yara budur.
Çünkü bir baba yaptıklarını görev olarak görmez,
hepsini evladı için yapar.
Ama evladı bunu zaten yapmalıydı diye düşündüğünde,
yılların emeği bir anda değersizleşir.
Küçümseyen bir tavır,
geçiştirilen bir söz,
yarım bırakılan bir cümle,
Bazen bir bakış, en ağır kelimeden daha fazla kırar.
Bir de sorumluluk meselesi vardır.
Evlat büyür; ama yük hâlâ babanın omzundaysa,
orada yalnızca yorgunluk değil,
içten içe bir tükeniş başlar.
Ve en büyük yanılgı,
Onu hep var sanmaktır.
Sanki hiç yorulmazmış gibi,
sanki hiç kırılmazmış gibi,
sanki bir gün gitmeyecekmiş gibi,
Oysa hayatın en acı gerçeği şu ki;
Bazı değerler, yokluğunda anlaşılır.
Ama o zaman da hiçbir şey eskisi gibi olmaz.
Mesele davranış değildir.
Asıl mesele, o davranışı yöneten düşüncedir.
Ben daha iyisini bilirim.
Zaman değişti.
Nasıl olsa o hep yanımda,
İşte bu düşünceler, bir babayı hayattan değil;
evladından uzaklaştırır.
Oysa bir baba için en büyük mutluluk;
Sadece saygı görmek değil,
anlaşılmaktır, hatırlanmaktır, değerli hissettirilmektir.
Şimdi durup düşünelim,
En son ne zaman babamızın gözlerinin içine bakarak,
ona gerçekten kıymet verdiğimizi hissettirdik?
Bir telefonla,
bir tebessümle,
ya da sadece içten bir iyi ki varsın diyerek,
Çünkü bazı duygular ertelenmez.
Bazı insanlar beklemez.
Ve bazı pişmanlıklar,
insanın ömrüne sığmayacak kadar ağırdır.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 22 Nisan 2026
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)