KARAKTER ve GÜRÜLTÜ ARASINDAKİ FARK…

KARAKTER ve GÜRÜLTÜ ARASINDAKİ FARK…

KÖŞE YAZISI ¦ KARAKTER ve GÜRÜLTÜ ARASINDAKİ FARK… / 09 Mayıs 2026

Hz. Ali Efendimizin çok derin manalar taşıyan bir sözü vardır.

Öfke tutuşturulmuş bir ateş gibidir.
Her kim onu salıverirse ilk yanan kendisi olur.

Aslında bugün yaşadığımız birçok olayın özeti de tam olarak budur.

Öfkesine yenilen, hırsını aklının önüne koyan, kinle hareket eden insanlar, çoğu zaman başkasına zarar vermeden önce kendi karakterlerini tüketirler.

İnsan, sakin kalabildiği her şeyin galibidir.
Çünkü gerçek güç; bağırmakta değil, kendini kontrol edebilmektedir.

Hayatın içinde bazı insanlar vardır… Duruşuyla güven verir.
Ne düşünüyorsa açıkça söyler, ne yapacaksa doğrudan yapar.
Şahin gibidir. Merttir, nettir, karakter sahibidir.
Bu yüzden onun dostluğu da düşmanlığı da bellidir.

Bir de başka türlü insanlar vardır.
Kendi gücüyle ayakta duramayacağını bildiği için kalabalıkların arkasına saklananlar,
Gürültüyle var olmaya çalışanlar,
Birinin yanında başka, diğerinin yanında bambaşka konuşanlar,

Bunlar doğrulukla değil, algıyla yol almaya çalışır. İftira onlar için bir yöntem, dedikodu ise bir silahtır. İnsanları birbirine düşürerek güç kazandıklarını zannederler.

Fakat unuttukları bir gerçek vardır.

Karakter eksikliği hiçbir zaman zekâyla gizlenemez.

Bugün söylediği yalanı yarın unutan, herkese farklı hikâyeler anlatan insanlar; aslında kendi iç huzurunu kaybetmiş kişilerdir.
Çünkü huzurlu insan fitneyle beslenmez. Maneviyatı güçlü insan, başkasının kuyusunu kazmaya çalışmaz.

Kimi insanlar sürekli huzursuzdur.
Sürekli bir kavga, sürekli bir hesap, sürekli bir hırs içerisindedir. Oldukları yerde duramazlar.
Çünkü iç dünyasında denge kuramayan insan, çevresinde de huzur bırakmaz.

Karga bazen dağın zirvesine konabilir.
Fakat kartal o zirveyi terk eder.
Bu korkudan değil, seviyeden kaynaklanır.
Çünkü kartal bilir ki; her yüksek yer, değerli bir zirve değildir.

Malum Yüksek tepelerde hem kuşlara hem sürüngenlere rastlarsınız.

Mesele bulunduğun makam, bulunduğun kalabalık ya da çıkardığın ses değildir.
Mesele; hangi karakterle orada durduğundur.

Bugün iftirayla, dedikoduyla, kirli hesaplarla yükseldiğini sananlar şunu iyi bilmelidir ki;

Yalan kısa süre yürür.
Hakikat ise er ya da geç ortaya çıkar.

Sessiz duran herkesi zayıf sananlar büyük yanılır.
Bazıları cevap vermediği için değil, seviyesini düşürmek istemediği için susar.

Çünkü insanın gerçek gücü, Bağırmasında değil, karakterini koruyabilmesindedir.

Ve herkes günün sonunda kendi vicdanıyla baş başa kalır.

Üzerine alınması gerekenler, bu satırların kime yazıldığını zaten anlayacaktır.

“Sözün tamamı aptala söylenir” derler.

Benim attığım her adımı takip ettiğinizi de biliyorum. Etmeye devam edin,

Yavaş yavaş filmin sonuna geliyoruz. Gün ola, hayrola,

Bekleyip görelim.

Mevlam neylerse güzel eyler.

–¦—¦—¦–

Musa Özdemir / 09 Mayıs 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL