ZAMAN, HERKESİ HAK ETTİĞİ YERE YAZAR

ZAMAN, HERKESİ HAK ETTİĞİ YERE YAZAR

KÖŞE YAZISI ¦ ZAMAN, HERKESİ HAK ETTİĞİ YERE YAZAR / 30 Haziran 2026

Hayat, insana en büyük derslerini çoğu zaman yükselirken değil, aşağıya inmeye mecbur kaldığında verir.

İnsan, zirveye çıkarken kırdığı dalların sesini duymaz. Alkışların, övgülerin ve etrafını saran soytarıların sonsuza kadar yanında kalacağını zanneder.

Gücün geçici, makamın emanet, dostluğun ise menfaatten bağımsız olduğunun farkına varmak için bazen zamanın acı derslerine ihtiyaç vardır.

Oysa hayatın değişmeyen bir kuralı vardır.

Ağaca çıkarken kırdığın dalın kıymetini, inmeye çalışırken anlarsın.
Bugün kimin kazandığını, kimin kaybettiğini söylemek için erkendir.
Hükmü insanlar değil, zaman verir. Yarınlar, herkesin neyi kaybettiğini, neyi koruyabildiğini ve hangi bedelleri ödediğini mutlaka ortaya koyacaktır.

Yanında duran üç beş şakşakçının gürültüsü, hakikatin sesini bastırmaya yetmeyecek,
Menfaat üzerine inşa edilen dostluklar, çıkar sona erdiği gün dağılmaya mahkûmdur.

Bugün aynı sofrada oturanlar, yarın ilk fırtınada birbirlerine yabancı kesilebilirler.

Samimi olmayan alkışla büyüyenler, sessizlikle imtihan edildiklerinde ne kadar yalnız olduklarını acı bir şekilde öğrenecekler.

Anadolu irfanı, asırların süzgecinden geçerek gelen bir sözle bunu ne güzel anlatmıştır.

“Kurt dağdan inince, köyün küskün itleri kardeş olur.”

Korku ve menfaat, birbirine tahammül edemeyenleri aynı safta buluşturabilir. Ancak böyle bir birliktelik hakikatin değil, çıkarın ortaklığıdır. Menfaat ortadan kalktığında ise ne kardeşlik kalır ne de sadakat.
Bir başka hakikati de unutmamak gerekir.

Hikâyeyi sadece itten dinleyen, kurdu ömür boyu düşman bilir.

Her olayın anlatılan bir yüzü vardır, bir de yaşanmış gerçekleri…
Hakikat bazen gecikir, bazen susar, fakat asla kaybolmaz. Gün gelir, bütün perdeleri aralayarak herkesin karşısına çıkarır.

O gün geldiğinde ne şakşakçılar kalacaktır, ne böcekciler,
Ne kolpacılar, ne fırsatçılar, ne de her gün başka sofralarda başka yüzlerle dolaşan müptezeller,

Bugün alkış tutanlar, yarın ilk virajda yön değiştirecek, bugün omuz verenler, menfaatleri bittiğinde en önde kaçanlar olacaktır.

İhanetin olduğu yerde vefa yeşermez, çıkarın hüküm sürdüğü yerde samimiyet barınmaz.
Ben, hükmü zamana bırakmayı bilenlerdenim.

Çünkü zaman, makamdan da güçlüdür, kalabalıklardan da adildir.
Gün gelir, herkes ektiğini biçer.
Kırdığı dalların gölgesinde, kaybettiği insanların yokluğunda kendi vicdanınla baş başa kalacaksın.

İşte o vakit, kimin gerçekten kazandığına tarih karar verecektir.

Kararı, zaman, vicdan ve hakikat verecektir.

Gün ola, harman ola…

–¦—¦—¦–

Musa Özdemir / 30 Haziran 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL