
KÖŞE YAZISI ¦ HİÇBİR ŞEY YANINA KÂR KALMAYACAK.. / 01 Temmuz 2026
İnsan bazen etrafına bakıp şöyle diyor.
“Demek ki yapanın yaptığı yanına kâr kalıyor…”
Hayır.
Bu, hakikatin değil, aceleciliğin hükmüdür.
Böyle bir dünya düzeni düşünülebilir mi?
Milyarlarca yıllık bir tekâmül sürecinden geçmiş, akıl, vicdan, irade ve özgürlük nimetiyle donatılmış bir varlığın, yaptığı iyiliklerin de kötülüklerin de hiçbir karşılığı olmayacak öyle mi?
Bunu kabul etmek, varlığın özündeki adalet fikrini inkâr etmektir.
İnsan özgürdür ama başıboş değildir.
Yaptığı her davranışın, söylediği her sözün, attığı her adımın bir karşılığı vardır.
Çünkü ilahi nizam, tesadüf üzerine değil, hikmet ve adalet üzerine kurulmuştur.
Kimileri yaptıkları haksızlıkları atlattıklarını, işledikleri kötülüklerin yanlarına kâr kaldığını zannederler.
Oysa insan, yaptığı hiçbir şeyi gerçekten atlatamaz.
Sadece hesabın görüleceği vakit henüz gelmemiştir.
İlahi adalet acele etmez, fakat asla unutmaz.
Bizim sabırsızlığımız ise çoğu zaman bizi yanlış hükümlere sürükler.
İnsanoğlunun aceleciliği, bazen onu Allah’ın hikmetini sorgulamaya, bazen de kader karşısında şikâyet etmeye iter.
Oysa Allah’tan şikâyet edilmez.
Çünkü O, zulmetmez.
Kimseye iltimas geçmez.
Hiç kimsenin hakkını başkasına yedirmez.
Ne yapıyorsa, mutlak hikmet ve adaletle yapar.
Bize düşen ise sabretmek, teslim olmak ve vaktini beklemektir.
Çünkü sabır, zayıfların değil, hakikate inananların kuvvetidir.
Ve en büyük güçlerden biri de kimsesizlerin sabrıdır.
Dünyada sığınacak kapısı kalmayan insanların en büyük dayanağı, Rabbine olan teslimiyetidir.
Onların duası sessiz olabilir; fakat tesiri büyüktür.
Onların gözyaşı görünmeyebilir, fakat karşılığı mutlaka vardır.
Bu yüzden hiç kimse, kimsesizlerin sabrını imtihan etmeye kalkmasın.
Mazlumun ahı, garibin duası ve yalnız bırakılmış insanların tevekkülü; dünyanın en sessiz ama en korkunç güçlerinden biridir.
Çünkü onların arkasında insanlar değil, ilahi adalet vardır.
Bugün bazıları kazandığını, kurtulduğunu ve her şeyi geride bıraktığını düşünebilir.
Fakat hakikat değişmez,
Hiçbir kötülük sonsuza kadar sahibini terk etmez.
Hiçbir haksızlık hesabı sorulmadan yok olup gitmez.
Hiçbir şerefsizlik, yapanın yanına ebediyen kâr kalmaz.
Geciken adalet, adaletsizlik değildir.
Bazen sadece hikmetin vaktini bekliyordur.
Onun için sabretmek gerekir.
Çünkü sabır, kimsesizlerin elindeki en büyük kuvvettir.
Ve o kuvvetle oynamaya kalkışanlar, eninde sonunda kendi karanlıklarının altında kalmaya mahkûmdur.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 01 Temmuz 2026
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)