Seyrekoğlu’nun Çığlığına Kim Kulak Verecek?

Seyrekoğlu’nun Çığlığına Kim Kulak Verecek?

KÖŞE YAZISI ¦ Seyrekoğlu’nun Çığlığına Kim Kulak Verecek? / 04 Temmuz 2026

Bir şehrin gerçek zenginliği, beton yığınlarında değil, bereket saçan ovalarında, alın teriyle yoğrulan topraklarında ve üretmekten vazgeçmeyen insanlarında gizlidir.

Tokat, asırlardır Anadolu’nun en önemli tarım merkezlerinden biri olmuş, insanını toprağıyla, suyuyla ve emeğiyle ayakta tutmuştur.

Bu kadim coğrafyada çiftçilik yalnızca bir meslek değil, nesilden nesile aktarılan bir hayat kültürü, bir memleket sevdasıdır.

Bugün ise Tokat tarımına önemli katkılar sunan Emice Tarım’ın sahibi Mehmet Seyrekoğlu’nun kamuoyuna yansıyan serzenişleri, üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir mesele olarak karşımızda durmaktadır.

Yılların emeğiyle kurulan seralar, dikilen fideler, yapılan yatırımlar ve yüzlerce insanın ekmek kapısı olan üretim alanları, iddialara göre yaşanan su sorunu nedeniyle büyük bir riskle karşı karşıya bulunmaktadır.

Çiftçinin en temel ihtiyacı olan suya erişim konusunda yaşanan sıkıntılar, yalnızca bir işletmeyi değil, bölgenin tarımsal geleceğini de doğrudan etkilemektedir.

Elbette herkes kanunlar çerçevesinde hareket etmekle yükümlüdür.

Ancak vatandaşın dile getirdiği mağduriyet iddialarının da hukuk, adalet ve vicdan süzgecinden geçirilmesi, varsa yanlışların düzeltilmesi, yoksa kamuoyunun doğru şekilde bilgilendirilmesi devlet ciddiyetinin ve kamu yönetiminin en temel gereğidir.

Mesele sadece bir kişinin meselesi değildir.

Mesele; Tokat’ın toprağına yapılan yatırımın, üretimin ve emeğin korunup korunamayacağı meselesidir.

Bugün tarım yapmak, geçmişte olduğu gibi sadece tohumu toprağa bırakmak değildir. Artan maliyetler, iklim değişikliği, enerji giderleri, pazarlama sorunları ve ekonomik belirsizlikler arasında ayakta kalmaya çalışan çiftçi, bir de çözümü mümkün olan sorunlarla baş başa bırakılırsa, kaybeden yalnızca üretici değil, bütün bir şehir olur.

Emice Tarım gibi işletmeler, sadece ürün yetiştiren ekonomik yapılar değildir. Onlar aynı zamanda istihdam üreten, bölgesel ticareti canlandıran, Tokat’ın adını Türkiye’nin dört bir yanına taşıyan yerli ve milli değerlerdir.

Bu nedenle, üreten insanın sesine kulak vermek, onun derdini dinlemek, sorunlarını çözmek ve önündeki engelleri kaldırmak, yalnızca kamu yöneticilerinin değil, hepimizin ortak sorumluluğudur.

İnanıyorum ki, göreve başladığı günden itibaren vatandaşla iç içe olan, mağdurun ve mazlumun yanında durmaya özen gösteren Sayın Valimiz Abdullah Köklü de, kamuoyuna yansıyan bu iddiaları gerekli hassasiyetle değerlendirecek ve hukukun, hakkaniyetin ve devlet ciddiyetinin gereğini yerine getirecektir.

Devlet, vatandaşının derdine kulak verdiği ölçüde büyüktür.

Unutmayalım ki;

Toprağına sahip çıkmayan toplumlar, geleceğini de kaybetmeye mahkûmdur.

Çiftçinin sesi sustuğunda yalnızca tarlalar değil, şehirlerin umudu da kurur.

Bugün yapılması gereken, üreticiyi yalnız bırakmak değil, onun emeğine sahip çıkmaktır.

Alın terinin olduğu yerde bereket vardır.

Ve bereketin olduğu yerde, yarınlara dair umut hiçbir zaman tükenmez.

–¦—¦—¦–

Musa Özdemir / 04 Temmuz 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL