
KÖŞE YAZISI ¦ İyilik Yaparken Bir Taş da Sen Ver… / 12 Temmuz 2026
Toplumların hafızasında yer eden bazı sözler vardır, kısa görünür ama içinde bir ömürlük tecrübe taşır.
İşte onlardan biri de şudur.
Birisine bir iyilik yaparsan, o kişiye küçük bir taş da ver. Zamanı geldiğinde sana mutlaka bir taş atacaktır, bari attığı taş küçük olsun derlerdi.
İlk bakışta gülümseten bu söz, aslında insan ilişkilerinin en yalın ve en gerçek özetlerinden biridir.
Satır aralarında mizah kadar, yaşanmışlığın bıraktığı derin izler de vardır.
İyilik, insan olmanın en güzel hasletidir. Karşılık beklemeden uzanan bir el, darda kalanın omzuna konan bir dost eli, gönülden edilen bir yardım,
Bunların her biri önce insanın kendi vicdanını güzelleştirir.
Gerçek iyilik, alkış almak için değil, insan kalabilmek için yapılır.
Ne var ki hayat, her zaman aynı samimiyetle karşılık vermez.
En çok emek verdiğiniz insanlar gün gelir sizi en kolay harcayabilir.
En zor anında yanında durduklarınız, şartlar değiştiğinde sizi ilk unutanlar olabilir. İnsan, çoğu zaman yabancıdan değil, değer verdiklerinden yara alır.
Eskilerin küçük taş benzetmesi tam da bu gerçeğe işaret eder. Bu söz, iyilikten vazgeçmeyi değil, iyilik yaparken ölçüyü elden bırakmamayı öğütler.
Herkesi kendi vicdanımızla değerlendirmek yerine, insan tabiatını da hesaba katmayı hatırlatır.
Vefa da insanın içinde vardır, nankörlük de,
Kimisi yapılan bir iyiliği ömrü boyunca unutmaz, kimisi ise ilk menfaat rüzgârında geçmişi silip atar.
Hayat, bunun sayısız örneğiyle doludur.
Bu yüzden iyilik yapılmalı ama beklentiler büyütülmemelidir. İnsanı ayakta tutan, gördüğü karşılık değil, taşıdığı karakterdir.
Vicdan huzuru, dünyanın vereceği hiçbir ödülle kıyaslanamayacak kadar değerlidir.
Merhamet sahibi olmak ayrı bir erdemdir, tedbirli olmak ise hayatın öğrettiği en önemli derslerden biridir.
Kalbinizi iyilikten mahrum bırakmadan, aklınızı da ihmal etmeden yürümek gerekir.
Ne kırgınlıklar merhameti öldürmeli ne de iyi niyet insanı savunmasız bırakmalıdır.
Eskilerin her sözü, uzun yılların süzgecinden geçmiş bir hayat dersidir. Onları sadece kulağımıza değil, hayatımıza da misafir edebilirsek, aynı hataları tekrar etmek yerine tecrübeyi rehber edinmiş oluruz.
İyilikten vazgeçmeyelim,
Ama insanı da, hayatı da olduğu gibi tanımayı ihmal etmeyelim.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 12 Temmuz 2026
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)