
KÖŞE YAZISI ¦ Gönül Aynasının Pası, Hakikati Görmek İçin Önce Kendini Temizlemek Gerekir/ 26 Temmuz 2026
İnsan, ömrü boyunca aynalara bakar.
Yüzünü düzeltir, elbisesini kontrol eder, dış görünüşünü kusursuz hâle getirmeye çalışır. Fakat çoğu zaman asıl bakması gereken aynayı ihmal eder, Gönül aynasını…
Mevlânâ’nın Mesnevî’de işaret ettiği en büyük hakikatlerden biri de budur. Sorun, çoğu zaman dünyanın bozuk olması değil, bizim onu hangi gözle gördüğümüzdür.
Çünkü kirli bir ayna, en güzel manzarayı bile çarpıtır.
Rivayete göre bir padişah, ülkenin en bilge dervişine sorar.
“Aynaya baktığımda kendimi eksiksiz görüyorum.
Peki neden gönül aynamda hakikati ve huzuru göremiyorum?”
Derviş, cebinden pas tutmuş bir ayna çıkarır ve padişaha uzatır.
Aynaya bakan padişah hiçbir şey göremez.
Derviş ise şu unutulmaz cevabı verir.
Sultanım, gönül de böyledir. Üzeri hırsla, kibirle ve dünya sevgisiyle kaplandığında hakikati yansıtamaz.
Aslında insan psikolojisinin özeti de budur.
İnsan dışarıdaki karanlıktan önce, içindeki karanlığı aydınlatmak zorundadır.
Bugün teknoloji gelişti, şehirler büyüdü, imkânlar arttı. İnsan, hiç olmadığı kadar görünür hâle geldi. Fakat aynı insan, belki de tarih boyunca hiç olmadığı kadar kendi içine yabancılaştı.
İmajlarımızı parlatıyoruz, fakat karakterimizi ihmal ediyoruz.
Makamlarımızı büyütüyoruz, fakat gönlümüzü küçültüyoruz.
Servetimizi artırıyoruz, fakat huzurumuzu kaybediyoruz.
Oysa gönül aynası, makamla değil tevazuyla, servetle değil cömertlikle, güçle değil merhametle parlar.
İnsanı karartan şey fakirlik değildir, doymaz hırstır.
İnsanı yoran şey çok çalışmak değildir, bitmeyen kibirdir.
İnsanı huzursuz eden şey dünyanın yükü değil, ben duygusunun omuzlara yüklediği ağırlıktır.
Mevlânâ’nın işaret ettiği gibi, insan ben dedikçe hakikatten uzaklaşır, biz dedikçe hikmete yaklaşır. Çünkü gönlün pasını bilgi değil, güzel ahlak temizler. Dil değil, davranış cilalar. Gösteriş değil, samimiyet parlatır.
Belki de bu yüzden, hayatın en büyük yolculuğu kilometrelerle değil, nefisten kalbe doğru atılan adımlarla ölçülür.
Bugün hepimizin kendine sorması gereken soru şu ki;
Aynada gördüğümüz yüz mü gerçekten biziz, yoksa gönül aynamız bize bambaşka bir insan mı gösteriyor?
Hakikati görmek isteyen önce aynasını temizlemelidir.
Unutmamak lazım ki;
Gönlü temiz olanın bakışı berrak olur. Gönlü berrak olanın yolu aydınlık olur. Ve gönül aynası parlayan insan, yalnız kendisini değil, dokunduğu her gönlü de aydınlatır.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 26 Temmuz 2026
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)