
KÖŞE YAZISI ¦ Sanat Alkış İster, Sansasyon Değil/ 27 Temmuz 2026
Bir toplumun kültür seviyesi, alkışladığı isimlerle ölçülür.
Sanatın görevi, insanı düşündürmek, estetik duygusunu geliştirmek ve kalıcı eserler bırakmaktır. Fakat ne yazık ki içinde bulunduğumuz dijital çağ, bazı sanatçıları üretmekten çok görünür olmaya, eser ortaya koymaktan çok gündem olmaya yöneltiyor.
Gülben Ergen’in son paylaşımı da bu dönüşümün çarpıcı örneklerinden biri olarak tartışılıyor.
Mesele bir kıyafet değildir.
Mesele, sanatın önüne geçen etkileşim hırsıdır.
Çünkü birkaç bin beğeni, birkaç yeni abonelik ya da birkaç saatlik gündem uğruna yapılan her sansasyonel paylaşım, sanatın değerini biraz daha aşındırıyor.
Bugün sosyal medya algoritmaları alkışlıyor olabilir.
Fakat tarih, algoritmaları değil, eserleri hatırlar.
Sanatçının gerçek değeri, kaç kişiyi şaşırttığıyla değil, kaç nesle iz bıraktığıyla ölçülür.
Ne yazık ki günümüzün popüler kültürü, “Ne kadar dikkat çekersen o kadar varsın.” anlayışını pompalıyor. Bu anlayış ise sanatı derinlikten uzaklaştırıp gösteriye dönüştürüyor.
Şöhret, sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Tam tersine, milyonların önünde olan herkese daha büyük bir sorumluluk yükler.
Çünkü rol model olmak, sadece sahnede başarılı olmak değil,toplumun önüne koyduğunuz örneğin de hesabını verebilmektir.
Sanat, beden üzerinden değil, birikim üzerinden yükselir.
Kalıcılık, sansasyonla değil; eserle kazanılır.
Toplumun hafızasında yer eden isimler, gündelik tartışmalarla değil, ürettikleri değerlerle yaşamaya devam eder.
Belki birkaç saat daha konuşulursunuz.
Belki birkaç gün daha gündemde kalırsınız.
Ama günü kurtarmakla iz bırakmak aynı şey değildir.
Unutulmamalıdır ki, sansasyon geçicidir.
Sanat ise ancak vakar, emek ve eserle kalıcı olur.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 27 Temmuz 2026
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)