
KÖŞE YAZISI ¦ HUKUKİ OLABİLİR, PEKİ HELAL Mİ? / 28 Eylül 2026
Merhum Alev Alatlı’nın, hukuk ile vicdan arasındaki derin mesafeyi anlatan çok kıymetli bir sözü vardır.
“Her yasal hak, helal değildir.”
Bugün içeriden elde edilen özel bilgilerle servetlerine servet kattıkları iddia edilen fon zenginlerine tam da bu noktadan sormak gerekiyor.
Kazancınız hukuka uygun olabilir…
Peki, helal mi?
Hayatının ölçüsü “Allah rızası” olanlar, haramla helali birbirine karıştırmaz. Kanunların boşluklarından yararlanmayı maharet, kamu gücünü kişisel servete dönüştürmeyi ticari başarı saymaz.
Zira hukuk karşısında bir dosyayı kapatabilirsiniz, fakat vicdanın ve kul hakkının dosyasını kapatamazsınız.
Konuyu uzun uzun anlatmaya gerek yok…
Zehra Taşkesenlioğlu’nun ağabeyi Ali Fuat Taşkesenlioğlu’nun Bank Asya’da yıllarca üst düzey görevlerde bulunduktan sonra SPK Başkanlığına getirilmesi kamuoyunda çokça tartışıldı. Zehra Taşkesenlioğlu ile eski eşi Ünsal Ban’ın mal varlıklarına ilişkin ortaya atılan iddialar da toplumun hafızasındaki yerini koruyor.
Taşkesenlioğlu hakkında yapılan çok sayıdaki suç duyurusunun takipsizlikle sonuçlandığı ileri sürüldü. Mal varlığına ilişkin sorular karşısında söylediği aktarılan şu söz ise hafızalara kazındı.
“Allah beni vererek imtihan ediyor.”
Şimdi benzer sorular, Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı etrafında yürütülen tartışmalar nedeniyle de gündemde.
Elbette Allah’ın hikmetinden sual olunmaz…
Ancak ülkedeki gelir adaletsizliğini gören insan, içinden geçirmeden edemiyor.
Ya Rabb’im, biraz da emeklileri, memurları ve işçileri vererek imtihan et!
Bir tarafta fonlar, milyonlar ve katlanan servetler konuşuluyor, diğer tarafta emekli pazar çantasını dolduramıyor, memur ay sonunu getiremiyor, işçi alın terinin karşılığını alamıyor.
Mesele, bir kazancın kâğıt üzerinde hukuka uygun gösterilmesi değildir.
Şimdi sormak lazım…
O kazanç hangi bilgiyle elde edildi?
Hangi nüfuz kullanıldı?
Hangi makamın imkânlarından yararlanıldı?
Kimlerin hakkı çiğnendi?
Bir işlem mevzuata uygun bulunabilir.
Bir dosya takipsizlikle kapatılabilir.
Bir kişi yargı önünde hesap vermekten kurtulabilir.
Fakat vicdanın hükmü başkadır.
Hukuk delil arar, milletin vicdanı ise açıklık, adalet ve hesap ister. Mahkemelerde hesabı sorulmayan bir kazanç, toplumun vicdanında aklanmış sayılmaz.
Kamu gücü kişisel servet edinmenin aracı değildir.
Makam, ayrıcalık değil emanettir.
İçeriden öğrenilen bilgi, kazanç kapısı değildir.
Milletin hakkı, bir avuç imtiyazlının sermayesi olamaz.
İçeriden alınan bilgilerle kazanç sağlandığı iddiası varsa, bunun üzeri örtülmemeli, bütün ilişkiler bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulmalıdır.
Çünkü şaibeyle büyüyen servet, sahibine itibar kazandırmaz. Dosyalar kapatılabilir, gerçekler bir süre ertelenebilir, fakat milletin vicdanındaki hüküm değişmez.
Hukuktan kaçan, vicdandan kaçamaz.
Hesaptan kaçan, kul hakkından kurtulamaz.
Haramla büyüyen servetin sonu ise er ya da geç hüsrandır!
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 28 Eylül 2026
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)