
KÖŞE YAZISI ¦ DEVLET AKLININ ÇİZDİĞİ İSTİKAMET… / 07 Ekim 2026
Siyasette bazı sözler, günlük tartışmaları aşarak geleceğe ilişkin bir iradeyi ortaya koyar. Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında dile getirdiği siyasi formülü de bu çerçevede okumak gerekir.
“Yürütmede Erdoğan,
yasamada MHP,
Türkiye’de Cumhur İttifakı,
dünyada Türk asrı.”
Bu dört satır, liderliği, Meclisin gücünü, siyasi birliği ve Türkiye’nin küresel hedeflerini aynı istikamette buluşturuyor. Bana göre sözün derinliği, bugünün siyasi tercihleriyle yarının devlet kapasitesi arasında kurduğu bağda yatıyor.
Devlet aklı, alınan kararların gelecek nesillere etkisini hesaplamayı gerektirir. İstikrarın değeri de ülkenin güvenliğine, milletin huzuruna ve refahına sağladığı katkıyla ölçülür.
Yürütmede Erdoğan vurgusu, Bahçeli’nin liderlikte tecrübe ve devamlılık tercihini ifade ediyor.
Yasamada MHP ise Mecliste daha güçlü temsil ve daha etkin denetim hedefini ortaya koyuyor.
Bahçeli’nin güçlü yürütmeyle birlikte üretken ve denetleyici bir yasamayı vurgulaması, bu formülün kurumsal boyutunu belirginleştiriyor.
Buradaki temel ölçü, kurumların görevlerini hukuk içinde yerine getirmesidir. Karar alma gücü hesap verebilirlikle, siyasi istikrar da adalet ve liyakatle desteklendiğinde toplumsal güven kalıcı hâle gelir.
“Türkiye’de Cumhur İttifakı” ifadesini, ortak hedefler doğrultusunda üstlenilen sorumluluk olarak okuyorum. Bu sorumluluğun karşılığı, siyasi tercihi ne olursa olsun her vatandaşın hakkını korumak ve milletin tamamına hizmet etmektir.
Dünyada Türk asrı ise bu yaklaşımın ufkunu genişletiyor.
Böyle bir hedef güçlü ekonomi, nitelikli eğitim, bilimsel ilerleme ve etkili diplomasiyle hayat bulabilir. Türkiye’nin dünyadaki ağırlığı, içeride geliştirdiği kapasite ve oluşturduğu güvenle büyüyecektir.
Bahçeli’nin aynı konuşmada yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık iddialarının makam ve siyasi görüş ayrımı yapılmadan şeffaf biçimde soruşturulmasını istemesi de bu bakımdan önemlidir. Büyük hedeflerin sağlam bir hukuk ve yönetim ahlakına dayanması gerektiğini hatırlatmaktadır.
Devlet aklıyla bakıldığında, bu dört satırın yüklediği sorumluluk açıktır. İstikrarı korurken kurumları güçlendirmek, kamu kaynaklarını gözetmek ve milletin güvenini büyütmek.
Türkiye’nin şahlanışı, vatandaşın adalete güvendiği, emeğinin karşılığını aldığı ve geleceğe umutla baktığı bir düzenle anlam kazanacaktır.
–¦—¦—¦–
Musa Özdemir / 07 Ekim 2026
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)